İki-Çok Yıllık | 0,5-1,5 metre | 6-7 Aylar | Na | Yaprakları | Çok Zehirli

Yüksük otu, Wollige Fingethut, Digitalis lanata EHRH
Yünlü yüksük otu Syn: Digitalis orientalis VELEN
Digitalis ferruginea LAM.
 winterli ROTH

Familyası: Sıracaotugillerden, Braunwurzgewâchse, Scrophulariaceae

Drugları: Y.yüksük otu yaprakları; Digitalis ffanotae folium
Yüksük ot yaprakları natürel ilaç yapımında kullanılır. Çok zehirli olması nedeni ile çayı asla içilmez.

Giriş: Yüksük otu Sıracaotgillerin bir alt grubu olan digitalisgillerden olup bu grupta takriben 20tür bulunur. Bunlardan en önemlileri; Yünlü yüksük otu; Digitalis lanata ve Kırmızı yüksük otu; Digitalis purpurea olup her ikisinden de elde edilen cardenolidglikozitler (kalbe etkili glikozitler) yarı sentetik ilaç yapımında kullanılır. Ayrıca yöresel olarak kullanılan fakat herhangi bir araştırmaya tabi tutulmamış olan yüksük otları da vardır. Bunlardan bazıları; Muğla yüksük otu; D.cariensis, Alanya yüksük otu; D.davisiana, Pas renkli yüksük otu (Karadeniz yüksük otu); D.ferruginea, Büyük çiçekli yüksük otu (Trakya); D.grandiflama, Doğu (İç Anadolu) yüksük otu; D.orientalis, Truva (Çanakkale) yüksük otu; D.Trojana ve Yeşil çiçekli (Kırklareli) yüksük otu; D.viridiflora’yı sayabiliriz. Purpura kan kırmızısı, lanata yünlü anlamlarına gelir ve digitalis ise digitabulum (yüksük) kelimesinden türemiştir. Tarihte ilk defa M.S 5.yy.da İrlandalılar tarafından şifa maksadı ile kullanılmaya başlanmış ve ilk deneyimleri William Withering 1785’de önce vücudunun su toplamasına karşı sonrada kalp rahatsızlıklarına karşı kullanılmış ve onu diğer araştırmalar takip etmiştir. Kırmızı yüksük otunun vatanı Batı Avrupa ülkeleri, Kuzey İspanya, Kuzey Portekiz, İngiltere, Hollanda, Belçika, Fransa, Almanya, Güney İsveç, Güney Norveç ve Danimarka olup günümüzde birçok ülkede kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Yünlü yüksük otu ise Güneydoğu Avrupa ülkeleri Bosna, Arnavutluk, Hırvatistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Kafkas ülkeleri ve Türkiye’nin Trakya bölgesi olup bugün birçok ülkede kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir.

Botanik: Yünlü yüksük otu tabi olarak yetiştirildiği yerlerde çok yıllık, kültür bitkisi olarak yetiştirildiği yerlerde iki yıllık bir yıllık bir bitkidir. Bitki dikine yükselir ve çatallaşmaz ve gövdesi 10-30cm’yi, çiçek salkımı ile donanmıştır. Yaprakları dar mızrak şeklinde, kenarları bütün, uca doğru sivrice, koyu yeşil renkli ve kenarları hafif kalkıktır. Çiçekleri gövdenin uç kısmında salkım gibi bir arada toplanmıştır. Her çiçek yüksük gibi olup, alt dudağı dil şeklinde, beyaz renkli ve geri doğru kıvrılmıştır. Yüksüğün üzeri ağ gibi kahverengimsi damarlarla donanmıştır ve yüksüğün içinde üst tarafta iki adet sarı renkli döllenme tozluğu bulunur. Meyveleri takriben 1cm çapında, küre şeklinde, içinde çokça tohum bulunur.

Yetiştirilmesi: Y.yüksük otu ılıman iklimli hemen her yerde yetiştirilebilir. Y.yüksük otunun Kırmızı yüksük otuna tercih edilmesinin bir diğer nedeni de problemsiz yetiştirilmesidir. Başta ABD, Japonya ve Batı Avrupa ülkelerinde ilaç sanayi için özel olarak ekilmektedir. Mart ve nisan aylarında çamlık, yastık veya seralarda ekilen tohumları mayıs ayında fi-deleri bahçe ve tarlalara ekilir. 1.yıl sadece rozet yaprakları çıkar ve 2.yıl gövdesi 50-150 cm’yi bulur.

Hasat zamanı: Ağustos ve eylül aylarında toplanan yaprakları gölgede ve havalı bir yerde kurutulduktan sonra kaldırılır. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.

Birleşimi: Y.yüksük otunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Cardeolidglikozitler 50,5-1,5 arasında olup en önemlileri; α-ve β-asetildigitoxin, α/β-Asetildigoxin, α/β-asetilgitaloxin,α/β-asetilgitoxin, lanotoxid A, B, C, D ve E, digoxin, gitoxin, gitaloxin, digitalium verum, glikodifucasid, glukoverodoxin, glucolanaloxin içerir. Bunlardan lanatosid C en yüksek oranda, bundan da sentetik yollarla digoxin, α-asetildigoksin, β-asetildigoksin ve β-metildigoksin elde edilir.
b) Digitanolglikozitler; digifolein, diginin, digipronin ve glukodigifolin
c) Steroidsaponinler; Gitonin, lanogitosid I ve II ve de tigonin içerir.

Tesir şekli: Kalbin çalışma gücünü artırır, kalbe daha çok oksijen gitmesini sağlar, kalp atışlarını azaltır, kan dolaşımını yavaşlatır, kalpteki yıpranmayı önleyerek kalp hücrelerini yeniler ve idrar söktürücüdür.

Araştırmalar: Eskiden halk arasında nadir olarak kullanılan bitki üzerine Withering 1785’de ilk geniş çaplı araştırmayı yapmıştır ve onun Schmıedeberg Kırmızı yüksük otunu kalbe direkt etki ettiği için 1872 yıllarında yaptığı araştırmalarda tespit etmiştir. Kırmızı yüksük otunun birleşimindeki maddeler üzerine 1912’de ilk detaylı araştırma yapılmış ve onu diğerleri takip etmiştir. Kırmızı yüksük otunun birleşimindeki maddelerde yarı sentetik yolla elde edilen maddelerin vücuttan atılma süresinin çok uzun (2 hafta) olması nedeni ile vücutta yoğunlaşması (komolieren) ve zehirlenmeye sebep olmuştur. Bunun üzerinde yünlü yüksük otu üzerine araştırmalar yapılmış ve bitkinin vücutta yoğunlaşmasının daha az olması ve daha kısa sürede vücuttan atılması nedeniyle y.yüksük otundan elde edilen yarı sentetik ilaçlara tercih edilmektedir. (LBH.II.769 ve HHB.VI.1176)

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre y.yüksük otunun birleşimindeki ve k.yüksük otunun birleşimindeki maddelerden sentetik yolla ilaç elde etmek için digoksin, β-asetildigoxin, α-asetildigoxin ve β-metildigoxin olup bunlar-da kalp ilaçları yapımında kullanılır.
b) Homeopatide genellikle K.yüksük otundan elde edilen tentür kullanılır. K.yüksük ot tentürü başta kalp zafiyeti, kalp büyümesi (hipertrofi), kalp kapaklarındaki zafiyetler, nefes daralması (kalp zafiyeti nedeni ile) kalp spazmı, kalp rahatsızlıkları nedeniyle uyuyamama, korku ve depresyon, kalp atışlarında yavaşlama ve düzensizlik (bradikardi), akciğer iltihaplanması, zatürre ve vücudun su toplamasına karşı kullanılır.

Açıklama: Kardiyotonitglikozitlerin (kalp kuvvetlendirici glikozitler) ortak özelliği nabız atışlarını azaltır. Kan dolaşımını yavaşlatırlar böylece akciğere yeterince kan pompalanmadığından dolayı nefes daralması ve krampları, korku ve depresyonu önler. (Nefes alamam kişide korku, endişe ve depresyona neden olur). Bilinmesi gereken çok önemli bir husus ise tedavi edici dozajla, zehirleyici dozajın birbirine çok yakın olmasıdır. Bu nedenle konunun uzmanı olan kalp doktorları (kardiyologlar) tarafından bu tedavinin yapılması gerekir.

1) Digitoxin; kırmızı yüksük otunun birleşimindeki purpureaglikozit A ve nadiren de y.yüksük otunun birleşimindeki lanatosid A’dan elde edilir. Digitoxin hap veya damla şeklinde alınabildiğinde %90-100 absorbe edilir. Fakat dışarı atılırken günde %7-10 oranında atılır. Bu nedenle tamamen dışarı atılması 12-21 gün sürer bu da ilacın sürekli alınmasını engeller. Çünkü vücuttaki ve özellikle kalpteki digitoxin oranı yükselir ve zehirleyerek ölüme neden olur. Digitoxin hap veya damla şeklinde günde 0,1 mg oranında alınır ve hemen dışarı atılmayan digitoxin aşırı yoğunluk nedeni ile zehirlenmeye neden olur. Bu nedenle digitoxinden elde edilen ilaçların bu konuda uzman olan kardiyologların gözetiminde tedavi edilmesi gerekir.

2) Digitoxin (Digoksin) sadece yünlü yüksük otunun fanotosid C’den elde edilir. Digoxin hap veya damla şeklinde günde 0,4-5 mg alındığında bundan %60-80’ini absorbe eder. Digoksinin dışarı atılması 5-8 gün sürer. Bu özelliği nedeniyle digitoxine tercih edilir. Çünkü digoksininin vücutta yoğunlaşarak vücutta zehirlenmeye neden olması ihtimali daha azdır. α; ve β-asetildigoksin özellikleri bakımından digoksine çok benzer.

3) Fenilformülgitoxin (Phenylformylgitoxin) daha önceleri hiç değerlendirilmeyen gitoxinden bazı sentezler sonucu elde edilir. Bunun özelliği ise yaşlılarda sıkça görülen böbrek zafiyetine karşı kullanılabilir olmasıdır. Uzun süre kullanıldığında da yan tesirinin olamamasıdır.

Homeopatide: K.yüksük otundan 20 gr bir şişeye konur ve üzerine %70lik 80 ml alkol ilave edildikten sonra 4-6 hafta güneşten uzakta muhafaza edilir ve süzülerek homeopati’de <<Digitalis>> ismi ile anılan ten-tür elde edilir. Bu tentürden 1 ml 99ml %70lik alkolle karıştırıldıktan sonra kullanılmalıdır. Çünkü çok zehirlidir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla alınır.

Yan tesirleri: Çok zehirli olması nedeni ile hekimler (şifalı bitkiler uzmanları) veya natürel doktorlar tarafından toplanarak tentürü yapılabilir. Şayet kişide zehirlenme görülürse aktif kömür verilmesi ve midesinin yıkanması için doktora başvurmalıdır.

Kaynak : Sayın M. İbrahim GÖKÇEK beyin “Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp” isimli kitabı

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Zakkum Ağacı (Zehirlidir )

Sonraki Yazı:Yulaf Bitkisi

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.