sefa çiçeği,sefa bitkisi faydaları,
sefa çiçeği,sefa bitkisi faydaları,

1-2 Yıllık | 0,2-0,7metre | 6-9 Aylar | Ça,Ho,Na | Çiçekleri ve Eter yağı

Sefa çiçeği, Ringelblume, Calendula officinalis L.
Şamdan çiçeği
Ölü çiçeği
Sefa otu
Gecesefası
Şifalı sefa çiçeği
Aynı sefa
Altıncık
Yüksük çiçeği

Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütengewâchse, Asteraceae

Drugları:

Sefa çiçeği; Calendulae folium
Sefa eter yağı; Calendulae aetheroleum
Sefa tohum otunun genellikle çiçekleri çay, tentür, natürel ilaç ve eter yağı yapımında kullanılır.

Giriş:

Sefa çiçeğinin 10 türü vardır ve bunlardan en çok Şifalı Sefa çiçeği; Calendula officinalis ve az da olsa Yabani Sefa çiçeği; Calendula arvensis şifa maksadı ile kullanılır. Çiçekleri olgunlaşıp solduktan sonra tohumları kanca gibi içe doğru kıvrılarak yüksük şeklini alır. Bu nedenle yüksük çiçeği denir. Mezarlıklarda çok yetişmesi nedeni ile Ölü çiçeği, cildi güzelleştirdiği için Sefa çiçeği veya çiçeklerinin şamdana benzemesi nedeni ile Şamdan çiçeği ve yahut da altın sarısı rengi nedeniyle Altıncık da denir. Vatanının Kuzeybatı Afrika ülkeleri olduğu ve buradan önce Akdeniz ülkeleri ve Türkistan’a yayıldığı ve zamanla diğer ülkelerde de yetiştirildiği bilinmektedir. M.Ö Romalılar tarafından haricen yaralara karşım kullanıldığı ve reform çayı ile birlikte Avrupa’nın Kuzeyine yayıl¬dığı ve 18.yydan itibaren kansere karşı yaygın olarak kullanılmıştır.

Botanik:

Genellikle bir yılık, nadiren iki yıllık bir bitki olup oldukça sık çatallaşır. Kökü 20 cm boyunda ve ince yan köklerden meydana gelir. Dikine yükselen bitki oldukça sık çatallaşır ve gövde köşeli olup üzeri tüylüdür. Yaprakları 8-15 cm uzunluğunda 2-5 cm eninde alt yaprakları mala, üst yaprakları mızrak şeklinde, kenarları bütün, koyu yeşil renkli ve gövde ve dallara değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçeklerin kupa yaprakları çanak şeklinde olup ince uzun mızrak şeklinde bir düzine yapraktan oluşur ve taç 2-4 sıra halinde dizilmiş olup her biri dil şeklinde uçları dişli, altın sarısı renkte, göbekte genellikle borucuk yaprakları bulunur ve bunlarda altın sarısı renktedir. Çiçekleri solduktan sonra kupa yaprakları içe doğru kıvrılır ve kanca şeklini alır ve de tohumları da böyle kanca gibidir.

Yetiştirilmesi:

Vatanı Akdeniz ülkeleri olan Sefa çiçeği binlerce yıldan beri Türkistan’da ve Türkiye’de bilinmekte ve yetiştirilmektedir. 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’yi saran kimyasal ilaç kullanma hastalığından önce yaygın olarak yetiştirilen bitkilerden bir de Sefa çiçeğidir. Fakat zamanla unutulmuştur. Değerinin anlaşılmasıyla birlikte yeniden pek ya-kında yaygın olarak yetiştirilecek bitkiler arasında katılacağına inanıyorum. Çünkü Avrupa’da özel olarak yetiştirilecek çok çeşitli ilaçlar özellikle de merhem, krem ve losyonlar yapılmaktadır. Sefa çiçeği Türkiye’ nin hemen hemen her yöresinde rahatlıkla yetiştirilebilir.

Hasat zamanı:

Haziran’dan Kasım ayına kadar Sefa çiçeğinin başı toplanarak havalı ve gölgelik bir yerde kurutulur ve kaldırılır. Şayet tentürü, merhemi veya kremi veya losyonu yapılacak ise taze olarak işlenir. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.

Birleşimi:

Birleşimindeki önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Triterpenalkoller %4-6 arasında olup 3 gruba ayrılırlar. Bunlardan en önemlisi; 1) Triterpendioller (Dihydroxitriterpenler) %3-5 arasında olup bunlardan; Faradiel, Arnidiol, Calenduladiol, Maliladiol, Bereein ve Ursadiol’ü sayabliriz. Bu bileşikler %98 oranında Laurin-myristin-Palmitinasitle 3-O-Monoesterlerler oluşturur ve %2’side Diesterlerden oluşur. Monoesterlere örnek Faradiollauriasitester, Faradiolmyristinasitester ve Faradiolpalmitinasitester’i gösterebiliriz. 2) Triterpenmonoller (Monohydroksitriterpenler) %0,4-0,6 arasında olup önemlileri;ψ-Taraxan, Taraxan, Lupen, Oleanen, Ursen, α-veβ-Amyrin 3) Triterpentrioller (Trihidroksitriterpenler); Heiantriol A1, B0, B1, B2, Ursatriol ve Lupantriol
b) Triterpensaponinler (Saponositler) %2-10 arasında olup en önemlileri; Saponosit A, B, C, D1, D2 ve F ile Olenolasit’i sayabiliriz. Bu Saponositler Glikuronasit, Glikoz veya Galaktozu birleşik bulundururlar.
c) Cariotinoitler (Karotinoitler) %1-3 arasında olup en önemlileri; Lutein ve Zeaxanthin, takriben %90-98 arasında olup ayrıca az miktarda Lycopin, Violaxanthin, Aurogxanthin, Luteoxanthin, Lutein ve Luteinepoxid içerir.
d) Falvonitler; %0,25-1 arasında olup en önemlileri; Quercetin, Izorhamnetinglikozit, Izorhamnetin-3-O-β-D-glikopyranosit, Quercetin-3-O-β-d-Glikopyranosit ve Izorhamnetin-3-O-rutinosid içerir.
e) Steroller %0,06-0,08; γ-Steroller, β-Sitosterol, Campesterol, Cholesterol ve Izofucosterol
f) Eter yağları %0,2-0,3; α-Cadinol (α-Kadinol) takriben %20-30’unu oluşturur ve ayrıca α- ve β-İonon, β-İonon-5,6-Diepoksid, Dihidroactinidiolid, α-Thojen, α-Pinen ve γ-Cadinen
g) Kumarinler; Scopoletin, Umbelliferon ve Aesculetin
h) Polisakkaridler %12-16 arasında olup en önemlileri; Rhamnoarabinogalakotonlar ve Arabinogalaktonlardan oluşur.

Araştırmalar:

Sefa çiçeği üzerine yapılan araştırmalar çok eskiye dayanır ve bu araştırmalarda genellikle kansere karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. Fakat ne hikmetse günümüzde modern anlamda kansere karşı etkisi olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bugüne kadar yapılan modern araştırmalar sadece deri hastalıkları ve yaralanma rahatsızlıklarına (ezilme, burkulma, çizilme vb.) karşı yapılmış ve olumlu neticeler elde edilmiştir.

Klasik araştırmalar;
1) Pietroantrea Mattioli 1560’lı yıllarda Floransa’da yaptığı tedavi denemelerinde Sefa çiçeğinin kanseri iyileştirdiğini tespit etmiştir. (LBH.II.926)

2) İsveç kralının doktoru J.P.Westring Stokholm ilim akademisinde yaptığı araştırmalarda Sefa çiçek ekstresinin kanseri iyileştirdiğini tespit etmiştir. (LBH.II.926)

3) Prof.Dr.Herman Lebert Fransa’nın Breslau şehrinde (1813-1878) kanser üzerine yaptığı araştırmalarda Sefa çiçek çayının veya ekstresinin bu rahatsızlığı iyileştirdiği tespit etmiştir. (Age)

4) Belçikalı hekim BOUGARD’da kanserli hastaları Sefa losyonu ve ekstresi ile tedavi etmiştir. (1882)(Age)

5) Hapas Kneipp, Dr.Stöger, Dr.Bohn, Dr.Halenser ve Susanne Köhler kanserli hastaları sefa çiçeği ile iyileştirmişlerdir.

6) Prof.Dr.K.Zitterl-Eglseer, Dr.J.Novak, Prof.Dr.Ch.Franz ve ekibi Viyana Üniversitesi ziraat fakültesinde Farmakoloji enstitüsünden Prof.Dr.G.Reznicek Prof.Dr.J.Jurenitsuh ve ekibi yaptıkları ayrı ayrı araştırmalarda Sefa merhemi ve ekstresinin yaraları iyileştirdiği ve iltihapları önlediğini tespit etmiştir. (ZP:3.00.152)

7) Dr.O.İsaac yaptığı araştırmalarda Sefa çiçeğinin başta egzema, iyileşmeyen yaralar ve varise karşı etkili olduğunu tespit etmiştir. (ZP.3.00.138)

8) Dr.U.Wissinger-Graffenhahn ve ekibi Eyalet ilaç ve Tıbbi mamuller endüstrisi (Udesineastitital für Arsneimitlel und Medizine Prodükte bon) yaptığı araştırmalarda Sefa çiçeğinin müzmin yaraları iyileştirdiği, iltihapları önlediği ve ağız içi yutak mukozasını kuruttuğunu tespit etmiştir. (ZP.3.00.143)

Tesir şekli:

Yaraları iyileştirici, iltihapları önleyici, mikropları öldürücü, parazitleri öldürücü, antimikozit (mantarları yok edici), krampları çözücü, safra artırıcı, adet söktürücü, terletici, hazmettirici ve metabolizmayı kuvvetlendiricidir.

Kullanılması:

a) Araştırmalara göre; son zamanlarda yapılan araştırmalarda Sefa çiçeğinden elde edilen merhem, krem, losyon veya ekstrelerin yararlı iyileştirdiği tespit edilmiştir.

b) Komisyon E’nin 13.03.1986 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre başta yaralar, müzmin yaralar ve deri ülseri, derinin açık yarası ile ağız ve yutak iltihaplanmasına karşı kullanılır.

c) Homeopati’de müzmin yaralar, kesik yaralar, batma yaraları, deri ülseri, toplardamar iltihabı (flebit), derideki yanıklar, tırnak yatağının iltihaplanması (dolama), bezlerin şişmesi ve safra yetmezliğine karşı kullanılır.

d) Halk arasında yaralanmalarda ortaya çıkan kesilme, yarılma, batma, ezilme, morarma, burkulma ile yanma ve donma sonucu deride kalan izleri, deri ülseri, toplardamar iltihaplanması (flebit), varis, gastrit, safra yolları iltihaplanması, beyaz akıntı, adet yetmezliği, bezlerin sertleşmesi ve şişmesi (özellikleri lenf bezleri), kam çıbanı, benekler, dekübitüs (yatak yarası), burnun iç kısmının kuruması, dolama, urlar ve hatta kansere karşı dahi kullanılmaktadır.

Çayı:

Bir kahve kaşığı Sefa çiçeği demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edildikten sonra 5-10 dk demlenmeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

Çay Harmanları:

Göz iltihapı çayı;
>30 gr Papatya çiçeği
>30 gr Göz otu yaprağı
>20 gr Sefa çiçeği
>20 gr Rezene tohumu
Göz banyosu ve kompresi yapılır.

Toplardamar iltihapı ve basur çayı;
>20 gr Hamamelis yaprağı
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Sefa çiçeği
>20 gr K.yonca
>20 gr Çobançantası

Adet yetersizliği çay;
>30 gr Civanperçemi otu
>30 gr Sedef yaprağı
>20 gr Sefa çiçeği
>10 gr Andız kökü
>10 gr Arnika çiçeği

Deri hastalıkları çay(sivilce ve hafif iltihaplı deri);
>40 gr Hamamelis yaprağı
>30 gr Menekşe otu
>20 gr Sefa çiçeği
>10 gr Meşe kabuğu

Mide çayı (iştahsızlık ve asit yetersizliğine);
>30 gr Oğulotu yaprağı
>30 gr Civanperçemi otu
>30 gr Pelin otu
>10 gr Sefa çiçeği

Mesane ve böbrek çayı
>25 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Ayrıkkökü
>20 gr Altın başak otu
>20 gr Akhuş yaprağı
>15 gr Sefa çiçeği

Mide-bağırsak çayı ( şişkinlik,);
>40 gr Kişniş tohumu
>30 gr Rezene tohumu
>20 gr Kimyon tohumu
>10 gr Sefa çiçeği

Göz iltihabı çayı (özellikle göz kapak iltihapları);
>30 gr Papatya çiçeği
>30 gr Göz otu yaprağı
>20 gr Sefa çiçeği
>20 gr Sinirli ot

Gökçek toplardamar iltihapları (flebit) çayı;
>20 gr Civanperçemi çiçeği
>30 gr K.yonca otu
>30 gr Alıç çiçeği + yaprağı
>10 gr Sefa çiçeği
>10 gr Altın çiçek

Deri hastalıklarına çayı (müzmin yaralar);
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Sefa çiçeği
>40 gr Sinirli ot
>20 gr Hamamelis kabuğu+yaprağı
İçilir ve kompresi yapılır.

Bacak ülseri çayı (ulcus cruris);
>40 gr Karakafes kökü
>20 gr Sefa çiçeği
>20 gr Adaçayı yaprağı
>20 gr Sinirli ot

Çayı içilir, kompresi veya sargısı yapılır.

Merhemi:

Sefa merhemi 500 gr vazelin veya bal mumu bir kaba konur ve bu kap içinde kaynar su olan ikinci bir kaba konur. Burada eriyen vazelinin içine 100 gr kurutulmuş veya 200 gr taze Sefa çiçeği ilave edilir. Kap hafif ısıtıldıktan sonra 24 saat buzdolabında bırakılır. Tekrar birinci kap ikinci kabın içinde hafif ısıtıldıktan sonra süzülür ve sefa merhemi elde edilir.

Sefa yağı:

100 ger Sefa çiçeği bir şişeye konur ve üzerine 500 ml kaliteli zeytinyağı ilave edilir. 4-6 hafta güneş gören bir yerde bekletildikten sonra süzülerek Sefa yağı elde edilir. Sefa yağı merhem yapımında veya sade olarak deri hastalıklarında kullanılır.

Aromaterapi:

Sefa çiçeği su buharı ile damıtılarak (destilasyon) eter yağı elde edilir. Sefa eter yağı genellikle mantara karşı kullanılır. Fakat çok az bulunan ve kullanılan bir eterik yağdır.

Homeopati’de:

Sefa çiçeğinden 100 gr taze olarak bir şişeye konur ve üzerine 500 ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-hafta güneş ışığından uzak¬ta muhafaza edildikten sonra süzülerek Homeopati’de < > ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

Ekstresi:

Sefa çiçeği %70’lik alkolle ekstresi yapılır ve elde edilen ekstre aynı tentür gibi kullanılır.

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Bademcik ve tükürük bezlerinin şişkinliği
2) Baş dönmesi
3) Başta duygusuzluk hissi ve başın ağırmış gibi hissi
4) Çekilirmiş gibi romatizmalı ağrılar, bacakların ağırlaşması ve aşırı yorgunluk
5) Bezler şişer ve yara gibi ağrır
6) Aşırı duyarlılık, ağrı ve seslere karşı
7) Nemli havaya karşı aşırı duyarlılık ve sabahları ağrılar artarsa
8) Herhangi bir şey olacakmış gibi korkma

Yan tesirleri:

Sefa çiçeğinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Çok nadiren bazı hassas kişilerde alerjiye neden olabilir. Fakat eter yağının çok dikkatli kullanılması gerekir. Çünkü oldukça serttir.

 

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Uzara Bitkisi

Sonraki Yazı:Sedef Bitkisi

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Kategoriler
Son Yazılar
Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.
%d blogcu bunu beğendi: