pirinçpirinç
pirinç

Bir Yıllık | 0,5-1,2m | 6-9 Aylar | Na | Tohumları

Pirinç, Reis, Oryza sativa

Familyası: Buğdaygillerden, Süssgraeser, Poaceae

Drugları:

Pirinç nişastası: Oryzae amylum
Pirinç kabuğu: Oryzae pericarpium
Pirinçten elde edilen nişasta ilaç sanayinde katkı maddesi olarak, tohumların etrafını saran gümüşsü zardan ise natürel ilaçlar yapılır.

Giriş:

Pirincin MÖ. 3500 yılından beri Tayland’da ekilen ve ana besin mad-desi olarak kullanılan bitki oradan Vietnam, Çin, Bangeldeş, ve Hindistan’a yayılmıştır. Türklerden Araplara oradan da Avrupa ve nihayet 17. yüzyılda Amerika’ya götürülerek orada yetiştirilmeye başlanmıştır. Hz. Aliy’e bir çocuk (İmam-ı Azam Ebu Hanife) bir tabakla pirinç pilavı ile kuzu kavurması, bir kâse ile de muhallebi getirir. Bir gün sonra tabak ve kâseyi almaya gelen çocuğa Hz. Ali Yemekler güzeldi fakat bu yemek buraların değil, siz Türkistanlı mısınız? Buraya geleli ne kadar oldu? Diye sorar. Bundan da pirincin Türkler tarafından çok eskilerden beri bilinen ve yemekleri yapılan bir tahıl olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde takriben 8000 pirinç türü mevcuttur. En yaygın olarak kullanılan pilavlık pirinç (sivri pirinç), yuvarlak pirinç (sütlaç pirinci), dağ pirinci, (siyah pirinç), ve natürel pirinci sayabiliriz.

Botanik:

Pirinç 50-120 cm boyunda bir yıllık dikine yükselen ve kökten çatallaşarak küme oluşturan bir bitkidir. Yaprakları 20-50 cm uzunluğunda 1-2 cm eninde bir şerit şeklinde olup sivrice yaprağın gövdeyle birleştiği kısımda boru şeklinde gövdeyi saran yaprak sapının uzantısı uzanır. Pirincin son yapraktan sonra 20-40 cm uzunluğunda uzun bir sap üzerinde 2-5 başak demetinden meydana gelir ve tohumların ucunda kılçıklar bulunur. Pirincin tohumlarının uçlarındaki kılçıklar tohumları haşerelere ve kuşlara karşı korur.

Yetiştirilmesi:

Sulu yerlerde, bataklıklarda yetişen pirinç türleri olduğu gibi dağlarda yetişen türleri de vardır. Bir kg pirinç elde etmek için takriben 3000–10.000 litre suya ihtiyaç vardır ve pirinci ektikten sonra sıcaklığın 30–38 derece arasında olması gerekir.

Hasat zamanı:

a) Sivri pirinç (pilavlık veya uzun pirinç diye de anılır) takriben 7 mm uzunluğunda pişirildiğinde tane tane durur ve yapışmaz.
b) Yuvarlak pirinç (sütlaç veya muhallebi pirinci diye de anılır) takriben 5 mm uzunluğunda ve oval şekilde olup, pişirildiğinde yapış yapış olur, bu nedenle genellikle sütlaç veya muhallebi yapımında kullanılır.
c) Natürel pirinç: Pirinç kabuğundan ayrıldıktan sonra ayrıca makine ile gümüşsü zarı ve çeneği de ayıklanırsa beyaz pirinç elde edilir. Sivri ve yuvarlak pirinç genellikle soyulmuş ve parlatılmış pirinçtir. Natürel pirinç diğerlerinden farklı olarak sarımtırak renktedir.
d) Siyah pirinç: Bu pirinç Amerika’da genellikle Kızılderililer tarafından yetiştirilen ve yemeği yapılan pirinçtir.

Birleşiminde:

Pirinç tanesinde normal olarak yüksek oranda vitaminler, mineraller, mevcuttur, fakat parlatılırken bu önemli maddelerin çoğu yok olur. Pirinçte % 75 oranında nişasta, bulunur ve bunun % 20-30’unu amilazlar, % 70-80 amylopektin oluşturur. Amylozlar 1,4-alfa-glikozit bağı ile bağlı iken amylopektinlerde 1,4-alfa-glikozit veya 1,6-alfa-glikozit bağı¬da olabilir, yani karışıktır.

1) Natürel pirinç % 7,5 protein, % 1,9 sabit yağ, % 0,9 lif, %1,2 mineraller, 100 gramda 0,44 mg B1-Vitamini, 0,05 mg B2-Vitamini ve 4 mg demir içerir.
2) Parlatılmış (beyaz) pirinçte % 6,7 protein, % 0,4 sabit yağ, % 0,3 lif, % 0,5 mineraller ve 100 gramda 0,07 mg B1, 0,03 mg B2, 1,6 mg B3-Vitamini ve 0,5 mg demir içerir. Ayrıca phytin içerir.

Alöron tabakası;

Eskiden pek değerlendirilmeyen ve hayvan yemi olarak kullanılan gümüşsü zar (alöron tabakası) günümüzde natürel ilaç yapımında kullanılmaktadır.
100 gramında;
a) Vitaminlerden: 36,50mg E, 570mikrogram provitamin A, 83mikrog folikasit, 3mg b1, 0,04mg B2, 43mg B3, 7mg B5 (patotikasit), 21mg C, 25mg D, 0,49mg B6, 0, 70mikro g., 83mg K ve 5,50mikrog., H (biotin) Vitamini içerir.

b) Minerallerden: 2,083g fosfor, 1,885g potasyum, 0, 74g magnezyum, 21mg kalsiyum, 10,95 mg demir, 6,36mg çinko, 0,56mg bakır, 28,60mg mangan, 66,79mikrogram iyot içerir.

c) Aminoasitlerden; 1,51gr Leucin, 1,25gr Argitin, 0,97gr Valin, 0,92gr Methionin, 0,79gr Izoleucin, 0,77gr Phenylalanin (Fenilalanin), 0,77gr Lysin, 0,46gr Threonin, 0,41gr Histidin, 0,36gr Tryptophan (Triptofan)

d) Ayrıca 6,5gr Ham protein, 25,3gr ham yağ, 49,4gr karbonhidrat, 10 enzimi

Araştırmalar:

Genellikle ABD’de yapılan bir düzine araştırma sonunda pirincin dışındaki ince gümüş zarın (Alöron tabakası) sayısız mineral, aminoasit ve vitamin türevleri içerdiği anlaşılmış ve bundan istifade edilme yoluna gidilmiştir. (Nhk.10.98.43 ve 11.98.59)

Tesir şekli:

İltihapları önleyici, yaraları iyileştirici, tonik (vücudu kuvvetlendirici), vitamin, mineral ve aminoasit yetersizliğini önleyici özelliğe sahiptir.

Kullanılması:

a) Araştırmalara göre gümüşsü pirinç zarından (Alöron tabakası) elde edilen ilaçlar vitamin, mineral ve aminoasit yetersizliği ve serbest radikallere karşı kullanılır.

b) Halk arasında gümüşsü zardan (Alöron tabakası) elde edilen natürel ilaç yorgunluk, dermansızlık, halsizlik, genel sağlık zafiyeti, eklemlerin iltihaplanması ve aşınması, ara dokuların gevşemesi ve sarkması, böbrek taşları, kolesterol, kalp zafiyeti, kanserli urlar ve şeker hastalığına karşı kullanılır.

c) Pirinç yendiğinde özellikle sütlaç şeklinde mide ve bağırsakları kuvvetlendirir, idrar atımını artırır. Pirinç nişastası özellikle ilaç sanayinde ana katkı maddesi olarak ve kozmetikte pudra yapımında kullanılır. Pirinçler içinde en kaliteli olanı ve yüksek oranda vitaminler, mineraller ve aminoasitler içeren tür natürel pirinçtir. Bu nedenle mümkünse natürel pirinç yenmelidir.

Açıklama:

Proteinler takriben 10.000’den fazla olduğu tespit edilmiştir ve bu proteinler çeşitli büyüklüklerde olabilir ve bazen 50-100 veya 200.000 aminoasit bir protein oluşturur. Proteinlerin oluşmasını sağlayan 22 çeşit aminoasit olup bu aminoasitler çeşitli şekillerde birbirleri ile birleşerek (bağlanarak) proteinleri oluştururlar. Proteinler insanın vücudunda çok çeşitli görevler görür, bazen hormon, bazen enzim, bazen de kemik, kas, tırnak, saç ve deride ana yapı maddesi olarak bulunur. Bir kişi günde 800 litre hava alır ve bunun büyük bir kısmını oluşturan oksijen besin maddelerini yakarak enerjiye dönüştürür. Enerji meydana gelirken artık madde olarak serbest radikaller ortaya çıkar ve bu serbest radikaller sağlık için oldukça zararlıdır. Hücre merkezindeki nükleik asidin yapısını bozarak kanserli urların oluşmasına neden olur. Pirincin birleşimindeki enzimler, oryzanol, vitaminler ve mineraller serbest radikalleri zararsız halle getirir.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Porsuk Ağacı

Sonraki Yazı:Pelin Otu

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.