hipertansiyon böbrek

hipertansiyon böbrek

“Hipertansiyon hastasıysanız, böbrek taşı ve idrar yolları rahatsızlıklarınız varsa vakit kaybetmeden böbreklerinizi kontrol ettirin!” Bu öneri, nefroloji uzmanlarından geldi. Çünkü uzmanlara göre tüm bu sorunlar, kronik böbrek yetmezliğine sebep olabilir.

Doktorlar, Türkiye’de böbrek yetmezliği ile mücadele eden ve diyaliz tedavisi gören yaklaşık 70 bin ileri evre böbrek hastasının aynı zamanda hipertansiyon sorunu yaşadığını söyledi. Bu hastalarda böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında hipertansiyonun ikinci sırada bulunduğunu ifade eden Dr. Görçin, özellikle yüksek tansiyon ve diyabet hastalarının dikkatli olması gerektiğini söyledi.

“Kronik böbrek yetmezliği, böbreğin tüm işlevlerinin kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıdır. Geri dönüşlü bir durum değildir. Ancak, hipertansiyonun etkin bir şekilde kontrolü, diyet uygulanması, yeterli sıvı alınması, bazı ilaçların kullanımından kaçınılması ve düzenli kontrol gibi önlemlerle böbrek işlev bozukluğunun ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatmak mümkün” dedi.

Tuz kullanımına dikkat çeken uzmanlar, bu hastalıklarda tuz kısıtlanması, düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.

“Ayrıca çeşitli nefritler, taş hastalığı, idrar yollarındaki yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar, özellikle polikistik hastalık olmak üzere böbreğin kalıtımsal hastalıkları da kronik böbrek yetmezliğine yol açabilir” şeklinde konuşan doktorlar, böbrek hastalıklarıyla ilgili değerlendirmede ve önerilerde bulundu:

BÖBREK İŞLEVİNİN BOZULMASIYLA ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

• Vücuda zararlı olan üre ve kreatinin gibi maddeler birikir.
• Su ve sodyum (tuz) vücutta birikir. Bunun sonucunda kan basıncı yükselir. Biriken tuz ve zararlı maddeler atılamayınca vücutta su tutulur.
• Kansızlık gelişir.
• Kemik gelişimi bozulur.
• Kanda potasyum (meyveler de bulunan bir tuz) düzeyi yükselir ve buna bağlı olarak kalp ritminde bozukluklar ortaya çıkabilir.
• Kalp ve damar hastalıkları gelişebilir.
• Halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı, ağızda kötü koku, bacaklarda his bozukluğu ve huzursuzluk, nefes darlığı, ruhsal bozukluklar ve şuur bulanıklığı gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.

AŞIRI SU İÇİYOR VE SIK İDRARA ÇIKIYORSANIZ DİKKAT EDİN

Kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisi “Polidipsi” (çok su içme) “Poliüri” (çok idrar çıkarma) ve “Noktüri” (gece idrara çıkma) biçiminde olabilir. Halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, iştahsızlık, özellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan mide bulantısı, kusma, uykusuzluk, hafif bir nefes darlığı, ağızda kötü bir tat, inatçı hıçkırıklar, solukluk, görme bozuklukları, bilinç bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinin kendisi, kalp yetmezliği yaratan bir etken olmamakla birlikte, yüksek tansiyona ve sıvı birikimine bağlı kalp yetmezliğine sık rastlanmaktadır. Böbrek hastalarında vücutta yaygın ödem oluşur; göz kapakları, akciğer, karın ve bacaklar şişer.

BÖBREK HASTASINDA ÖDEM GELİŞMESİNİN NEDENLERİ

1) Böbreklerde protein kaybı (hipoproteinemi nefrotik sendrom) genellikle genç yaşlarda görülen çoğu zaman sebebi belli olmayan ve böbrek biyopsisi ile tanı konulan hastalıklardır. Genellikle böbrek fonksiyonları normaldir. Bazen etkin tedavi ile tamamen düzelirler.

2) Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle vücudun su ve tuzu böbreklerle atamaması, birikmesi sonucu vücutta ödem oluşur. Hipertansiyon meydana gelir. Böbrek yetmezliğinin başlangıç evrelerinde hipertansiyon vardır ancak ödem nadirdir. Ödem kronik böbrek yetmezliğinin son evrelerinde ortaya çıkar. Genellikle tedaviye dirençlidir ve diyaliz gerektirir. Tansiyon tedavisinde kullanılan bir grup ilaçta ayaklarda şişlik yapabilir. Ayrıca şeker hastaları ödem gelişimine çok yatkındır. Böbrek fonksiyonları bozulmadan da şişebilirler.

3) Kronik böbrek yetmezliğinde anemi hemen hemen kuraldır. Aneminin ağırlık derecesi ise kanda biriken üre ile doğru orantılıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde aneminin en önemli sebebi vücudumuzda kan yapımını her aşamada uyaran ve yönlendiren eritropoetin isimli hormonun (böbrek hücrelerinden yapılıp kemik iliğini uyarır) yetersiz yapılmasına bağlıdır. Tedavide bu hormon kullanılmadan kansızlık düzeltilemez.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Bel Fıtığı ( LDH ) Nedir?

Sonraki Yazı:Rahim ve Yumurtalık Hastalıkları

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Kategoriler
Son Yazılar
Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.
%d blogcu bunu beğendi: