çörek otu
çörek otu

Bir Yıllık | 0,2-0,5 metre | 6-9 Aylar | Ca,Na,Ba | Tohumları, Yağı

Çörek, Schwarzkümmel, Nigella sativa
Çörek otu
Türk çörek otu
Mısır çörek otu
Beyaz çörek otu

Familyası: Dügünçiçegigillerden, Hahnenfussgewachse, Ranunculace

Drugları:

Çörek tohumu: Nigellae semen
Çörek yağı: Nigellae oleum
Çörekotunun tohumları çay ve baharat olarak, yağı ise natürel ilaç ya-pımında kullanılır.

Giriş:

Çörekotunun oldukça çok türü mevcuttur ve bunlardan şifa maksadı ile sadece Türk çörekotu, Mısır çörekotu veya beyaz çörekotu diye anılan Nigella sativa kullanılır. Çörekotunun vatanı Türkiye olup binlerce yıldır orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde çok yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bitki Türkiye’den çok Mısır’da yetiştirildiğinden Mısır çörekotu ve taç yapraklarının beyaz olması nedeniylede beyaz çörekotu diye de anılır. Bunun haricinde Şam çörekotu; Nigella damascena, İs-panya çörekotu, Nigella hispanica ve yabani çörekotu, Nigella arvensis’i sayabiliriz, fakat bunlar şifa maksadı ile kullanılmazlar. Peygamber Efendimiz çörek tohumunun ölüm hariç her türlü hastalığı iyileştireceğini beyan etmiş ve bu hadis nedeni ile müslümanlar çörek tohumunu o günden bugüne kadar çok yaygın olarak kullanmışlardır. Son yapılan araştırmalarla bitkinin bahar nezlesi, besin alerjisi, (alerjik ekzema= nörodermatis) ve alerjik astıma karşı etki olduğunun tespit edilmesi nedeni ile önemi oldukça artmıştır.

Botanik:

Vatanı Türkiye olup buradan önce orta doğu ve kuzey Afrika ülkelerinde sonrada dünyanın hemen der yöresine yayılmıştır. Yaprakları ince şerit şeklinde ve uçları hafif sivricedir. Ana kanat yaprakları 2-4 yan kanatlardan ve uçta tek yan kanattan oluşur ve yan kanatları da yine yan kanatlardan oluşur. Yaprakları gövdeye değişken sıra ile dizilmişlerdir ve yeşil veya hafif sarımsı yeşil renklidir. Çiçekleri kalp veya yumurta şeklinde beş adet beyaz renkli, kenarları hafif dalgalı taçyapraklardan oluşur. Ortasında daha doğrusu göbeğin çevresinde 30-50 adet döllenme tozluğu bulunur ve bu döllenme tozluklarının başında topuzcuklar bulunur. Göbekteki yeşilimsi kapsül yavaş yavaş büyüyerek beş bölümlü kapsül oluşur, her bölümün ucunda birer anten gibi sivrilik vardır ve içinde çok küçük siyah tohumlar bulunur.

Yetiştirilmesi:

Çörekotunun vatanı zaten Türkiye olup yetiştirilmesinde herhangi bir problem söz konusu değildir. Şubat ve Mart aylarında çörek tohumları kasalara, camlıklara, yastıklara veya seralara ekilir ve Nisan- Mayıs aylarında fideleri 30*40 cm aralıklarda bahçe ve tarlalara ekilir.

Hasat zamanı:

Eylül ve ekim aylarında çörek kapsülleri toplanarak dövülür ve çıkarılan tohumları kurutularak porselen veya uygun kaplarda muhafaza edilir. Çörek tohumları soğuk baskı ile sıkılarak yağı çıkarılır ve bu yağ natürel ilaç yapımında kullanılır.

Birleşimide;

Çörek tohumunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
1) Yağ asitleri %30-50 arasında olursa da genellikle %35 civarındadır ve bununda %50-60’ini doymamış yağ asitleri (Omega-6-yağ asitleri) oluşturur ve bununda %50-70’ini linol asit (Omega-6-yağ asidi), % 20-25 oleik asit, % 10-12 palmitinasit ve az miktarda da palmitinolasit, myristinasit, stearinasit, ve gama-linolenasit
2) Eter yağ türevleri % 0,5-1,5 arasında olup buda nigellon semohiprepinon (veya kısaca nigellon), thymohydrochinon, p-cymen, alfa-pinen, beta-pinen, sabinen, limonen, 1,8-cineol, alfa-terpinen, artemisiaketon, sabinenhidrat, linalool, borneol, karvon, thymol, karvakrol, beta- thujon, ve bornylasetat
3) Vitaminlerden; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, C ve vitaminleri
Minerallerden; magnezyum, selen, çinko
Ayrıca % 21 protein, %38, karbonhidrat, taninler, saponinler’den
melathin ve acı maddelerden nigellin içerir.

Araştırmalar;
1) Münih kronik hastalıklar ve immunoloji üzerine yeni tedavi yöntemlerini araştırmalar enstitusü (Münchener Istitut zur Erforschung neuer Therapie verfahren, chronischer Krankheiten und İmmunologie) baharnezlesi, nörodermatoz (allerjik ekzem, besinallejisinin neden olduğu ekzem) allerjik astım, kaşıntı, bronşitli astım, kramplı bronşit ve sık sık enfeksiyona yakalanma gibi rahatsızlıkları olan 600 hasta üzerinde çörek ile 3 ay süren tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinden önce yapılan testlerde hastalardan % 97’sinde allerjiye sebep olan immunanormalikleri gözlenmiş ve tedavi süresi sonunda bu anormaliklerin hastalardan % 85’inde normalleştiği tesbitedilmiştir ve tedaviye 6 ay devameden Hastalardan % 89’unun durumunun iyileştiği tesbit edilmiştir. (NH.10.96.608 ve Nhp 3.95 342)

2) 15 Kasım2001’de İsviçrenin Baden şehrinde yapılan 16. İsviçre Tabip odaları Fitpoterapi (Bitkiseltedavi) konferansında (16. Tagung der schweizerischen medizinischen Gesellschaft für Phytotherapie) allerjik deri iltihaplanmasına (Nörodermatoz, yani besin alerjisi nedeniyle ortaya çıkan alejik egzema) karşı çörek yağ türevlerinden thymochinon lökotrinlerin ve thromboxanların salgılanmasını frenlediği nigellonun’da histaminin salgılanmasını frenlediğini ve alerjiyi önlediğini beyanetmişlerdir. (ZP. 1.02.29)
3) Hindistanda 1993’yapılan bir araştırmada çöreğin birleşimindeki nigellon’un histamin salgılanmasını azaltığı (frenlediği) ve böylece antihistaminika gibi etkilediği tesbit edilmiştir.(Sch.H.62)
4) Ankara Üni. Ecz. Fa. 1985’de yaptığı araşırmalarda çörek eter yağının birleşimindeki thymochinon’un (aynı Nigellon gibi) bronşları genişletiği ve böylece astımı önlediği ve aynı antihistaminikalar daki gibi etki etiğini tesbit etmişlerdir. (Age 62)
5) Erzurum Universitesi Ziraatfakultesi 1989’da yaptığı araştırmalarda çörek yağını antibakteriel (antibiotik) ve antimikozit (mantar yok edici) özeliklerde olduğu ve bununda birleşimindeki thymochinon’dan kaynaklandığı tespit edilmiştir. (Age 62)
6) Münih Walter Strau Estitusü Prof. Dr. Olaf Adam ve ekibi et ve etmamüllerinin eklem kıkırdaklarındaki arachindonasit oranını artırdığını PH değerinin 7,4 de 6,2 düşerek asitleştirdiğini böylece asitli ortamında eklem ve eklemkıkırdaklarına zarar verdiği tesbit edilmişdir.

Böylece et ve etmamüleri beslenenlerde artirit (Eklem ililtihaplanması) ve eklem yıpranması (Artroz) hasıl olduğunun tespit etmişlerdir. (GM. 2.95.41) Çaresi çörek çayı veya yağı içmek veya hutta Şeytan pençesi kökü (Türkiyede bu bitkiyi bulamazsınız).

 

Tesir şekli: Antibakteriel (antibiotiker), antimikozit (mantarları yokedici), iltihapları önleyici, bronşları ve damarları genişletici, idrar söktürücü, mideyi kuvvetlendirici ve koruyucu, kanı temizleyici ve şekeri düşürücü özeliklere sahiptir.

Kullanılması;
a) Araştırmalara göre çörek tohumu yağı ekstresi veya kapsülü başta her türlü alerji rahatsızlıklardan; nörodermatis (alerjik ekzema = atopik ekzema = besin alerjisinin sebep olduğu sulu, kabarcıklı, kızarık ve kaşıntılı deri hastalıkları), bahar nezlesi (polinosis) alerjik astım, alerjik kaşıntı, spastik (kramplı) bronşit, bronşitli astım, nefes darlığı, öksürük, immun zafiyeti (bağışıklık sistem zafiyeti), kanser, sık sık enfeksiyona yakalanma ve adet öncesi rahatsızlıklara (PMS) karşı kullanılır. Ayrıca Çörek kortizon (antihistaminik) ve antibiyotik (penisilin v.b) gibi kullanılabilir ve yan tesiri de yoktur.
b) Dr.P.Schleicher, Dr. Muhammed Saleh, Josef. Neumeyer ve Sylvia Leutjohann gibi Çörek otu üzerine kitap yazan yazarların kendi gözlemlerine göre aşağıdaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. Başta her türlü alerji, bronşitli astım, bronşit, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, depresyon, hiperaktivite, grip, hormon bozuklukları, adet öncesi rahatsızlıklar, iktidarsızlık, kronik yorgunluk, konsantrasyon zafiyeti, karın ağrısı, her türlü enfeksiyon, mantar hastalıkları, metabolizma yetersizliği, vücuttaki artık ve yabancı maddeler, romatizma, şiş¬kinlik, dermansızlık, halsizlik, güçsüzlük, baş ağrısı, migren, üreme organlarındaki iltihap, şişme ve ağrıları genel olarak İmmün zafiyeti, akbne ve sivilceye karşı ve de spor, iş, ev ve kaza sonucu yara-lanmaların hemen iyileşmesi için kullanılır.
c) Bana göre; her türlü alerjik rahatsızlık, astım, bronşit, sindirim rahatsızlıkları (keten daha etkili), sivilce, akne, çıban, depresyon, hiperaktivite, İmmün zafiyeti, baş ağrısı, migren, adet öncesi ve adet sırasındaki anormalliklere karşı kullanılır. Ayrıca (tabi bu herkes için geçerli) Çörek çayı içtiklerinde güçleri en az birkaç katı artar ve dermansızlık, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik gibi durumlar yok olur ve güçlerine güç katarlar ve dinçleşirler. Kazalardan (spor, ev, iş ve oyun kazaları) sonra oluşan morarma, ezilme, burkulma gibi rahatsızlıkları da kısa sürede iyileştirir. Daha önceden mevcut olan kronik rahatsızlıklarda yok olur.

Açıklama:
1) Pankreas Amilaz, Lipaz, Tripsin ve Chymotripsin gibi enzimler sal¬gılar, amilaz nişastayı dextrin ve maltoza, lipaz yağları yağ asitleri ve gliserole, tripsin proteini aminoasitlere ve de cyhmotripsin proteinleri aminoasitlere parçalayarak ayırır. Böylece nişasta (Polisakkaritler) protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek hale gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılayamıyorsa ince ba-ğırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalın bağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanır ki buradaki yanlış parçalanma neti-cesinde proteinler aminoasitlere değil biogen aminlere (Histamin..) ortaya çıkar. Normal olarak böbrek üstü bezleri yeterince histamin üretir. Enzim yetersizliği nedeni ile bağırsaklarda oluşan fazladan histamin ise damarları, bronşları büzer ve besin alerjisi ortaya çıkar. Pankreas ayrıca NaHCO3 (Sodyumhidrogen bikarbonat) salgılar ve bu mide asidini nötrleştirerek (HCl+NaHCO3NaCl+CO2+H2O) ince bağırsaklardaki sindirimi kolaylaştırır. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri; tıkanma, şişkinlik ve karın ağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla kendini belli eder ve bu da çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır. Şayet hayvansal besin maddeleri yiyince, çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsak-larında rahatsızlanmasına neden olur. (Nhp.2.02.160) pankreas zafiyeti nedeni ile ince bağırsakta sindirim anormallikleri olur ve bu da bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan alerjiye karşı antihistaminik yazmak yanlıştır. Oysa Çörek eterik yağının bileşimindeki Nigellon aynı kortizon (antihistaminik) gibi etki eder ve histamin salgısını azaltır. Böylece kortizon gibi yan tesiri çok yüksek olan bir kimyasal ilaca gerek kalmaz. Bu özelliği ile Çörek hem Hodan’dan hem de Işıldak’tan üstündür. Uzun süre kortizon almak zorunda kalan hastalarda cam kemik (Glasknochen) oluşur ve en ufak zorlamada kemikleri kırılır. (Örn: Ecevit) Hafızasını, berrak düşünme ve muhakeme edebilme kabiliyetini yitirir. (Örn: Ecevit).
2) Alerjinin oluşmasının bir diğer faktörü de w-6-yağ asitlerinin (Linolasit, α-Linolenasit, Arachidonasit) Prostaglandin E1 ve E2’ye dönüşmemesidir. Çünkü dönüşümü sağlayan enzimler (∆6-Desaturaze, Elangaze ∆5-Desaturaze ve Cyclooxygenoze) ya yetersizdir ya da eksiktir. Şayet Prostaglandin E, ve E2 (PG E1 ve E2) oluşmaz ise Leukotrin oluşur, bu da damarları büzer, bronşları büzer ve iltihapları azdırır. Nöroderatikler (alerjik ekzamalılar) kanda yüksek oranda İmmünglobulin E (İgE) ve az miktarda Kontrol-T-Hücresi (Suppressos-T-Hücresi) içerdiği tespit edilmiştir.

Kontrol-T-Hücreleri B-Hücrelerini uyararak Makrofaj (bakterileri ve virüsleri yutarak parçalar ve zararsız hale getirir ve de İgE salgılanmasını frenler. PGE1 iltihaplanma ve alerjiye sebep olan T-lökositlerin ve B-Hücrelerinin saldırgan olmalarını ve aşırı İgE üretmelerini önler. PGE2 damarları genişletir (vazodilatasyon), bronşları genişletir (bronkodilatasyon), kanı temizler, idrar artırır (diüretik) ve mideyi korur. (ZP.6.95.340 ve Nhp.3.95.342)
3) Peygamber Efendimizin (s.a.v) çörek için “ölüm hariç her türlü hastalığı önler” buyurmuşlardır. Bu nedenle Türkler çöreğe çok değer vermişler ve başta çorbalara, pastalar, ekmeklere ve sulu yemeklere katmışlar ve yağını içmişlerdir. Almanlar Türklere Kümmel Türk (Kümmel=kimyon, Schwarzkümmel=Çörek otu) derler. Bu da Türklerin eskiden oldukça çok baharat kullandıklarına işarettir. Bugün ise Türkler bu güzel ve şifalı bitkiyi hemen hemen unutmuşlar. Amerikalılar ve Avrupalılar ise çok yaygın olarak kullanmaktadırlar.
5) Bilindiği gibi Çinko 30 enzimin ve bazı vitamin (Provitamin A) ve hormonların oluşmasında veya hücrelerin taşınmasında ana görev üstlenir. Çinko 300 enzimin oluşmasında katalizör görevi görür. Şayet kişide çinko yetersizliği söz konusu ise o zaman enzim yetersizliği de olur. Enzim yetersizliği ise yağ, protein ve karbonhidratların yeterince işlenememesi demektir ve böylece bağırsaklarda istenmeyen oluşumlar ortaya çıkar. Çinko çörekte vardır fakat belli bir süre hapını almak daha uygundur.
6) Tarihte aynı anda 5 imparatorluk (Osmanlı, Babür, Safevi, Altın Orda ve Türkistan) kuran ve dünyanın yarıdan fazlasını yöneten bir millet, nedir bu milleti böyle büyük yapan? İnancı ve inancına uygun yaşamasıdır. Kur’an’a ve sünnete saygı gösterdiğimiz devirlerde dünyanın hükümranı, bu saygıyı gösteremediğimiz zamanda başka ülkelerde çalışmak zorunda kalmışızdır. Şayet gerçek Efendisine bir insan saygı göstermezse başka efendiler (şeyhler, ağalar, şeytanlar, parti bakanlar vb.) bulunur.
7) İnsan vücudunda artık maddeler (protein ve yağlar) ve yabancı maddeler (bakteriler, virüsler, mantarlar ve kimyasal maddeler) belli noktalarda yoğunlaşarak çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olurlar. Vücudumuzda bakteriler, virüsler ve mantarlar belli noktalarda yoğunlaşarak ocaklar oluştururlar. Bunların başında;
a) Çürük veya iltihaplı dişler ve özellikle de kökleri
b) Lenf bezleri; bademcik, koltukaltı, boyun ve kasık bezeleri gibi
c) Burun ve alın boşluğunda (sinüs) yoğunlaşırlar. Ocak kendinden çok uzaktaki noktalarda (kalp, beyin, mide, kalça, diz kapağı, ayak vb.) rahatsızlıklara neden olur. (NHP.1.02.55)

Çayı:

İki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 200-300 ml kaynar su ilave edilir ve 30-40 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Çörek tohumlarının içerdiği eter yağları nedeniyle termosta demlemek daha doğrudur. Çörek tohumlarından 1-3 yemek kaşığı termosa konur. Üzerine 1 lt kaynar su ilave edilerek 15-20 dk dinlenmeye bıraktıktan sonra bir bardak ve geri kalanı da gün boyu içilir. Çöreğin birleşimindeki eter yağı türevleri 5-10 dk’da deme geçerken doymamış yağların deme geçmesi 2-3 saati bulabilir. Çay içtikten sonra geride kalan tohumları yenilebilir. Tohumların karabiber değirmeni ile çekildikten (öğütüldükten) sonra demlenmesi daha uygundur.

Çay Harmanları;

İktidarsızlık çayı;
>20 gr Ginseng kökü
>20 gr Çakşır kökü
>20 gr Eğri kökü
>40 gr Çörek tohumu

İmmün çayı;
>40 gr Çörek tohumu
>25 gr Ginseng kökü
>30 gr Sinirli ot ,
>5 gr Şekerci otu kökü

Grip çayı;
>40 gr Çörek otu tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Zencefil kökü
>15 gr grip otu

Grip ve ateşli enfeksiyon çayı;
>35 gr Çörek tohumu
>15 gr Mürver çiçeği
>15 gr Ihlamur çiçeği
>15 gr Söğüt kabuğu
>15 gr Grip otu
>5 gr Şekerci otu

İltihaplı, kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Meyan kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Oğul otu yaprağı
>20 gr Nane yaprağı
>20 gr Çörek tohumu

İltihaplı kramplı ve hassas gastrit çayı;
>20 gr Hatmi kökü
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Kaz otu
>30 gr Çörek tohumu
>10 gr Ebe gömeci çiçeği

Çörek macunu:

İki yemek kaşığı bal (süzme bal) bir kaba konur ve bu kap içi sıcak suyla dolu olan kapta erimesi beklenir. Buna bir diş ezilmiş sarımsak ve bir kahve kaşığı öğütülmüş çörek tohumu katılır ve sabahları aç karnına yenir. Bu macun her gün yeniden hazırlanır ve de takriben 3-4 hafta devam edilir.

Çörek sütü:

200 ml süt kaynatılır ve buna bir yemek kaşığı çörek yağı bir yemek kaşığı bal ilave edilerek karıştırıldıktan sonra içilir. Çörek sütüne 3-4 hafta devam edilir.

Çörek içeceği:

100 ml sirkeye 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve kaynatılırken 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakılır. Bu içecekten günde 3×1 yemek kaşığı 3-4 hafta süreyle alınır.

Çörek yağı:

Çörek tohumları sıkıldıktan sonra elde edilen yağ natürel ilaç ve ev ilaçları yapımında kullanılır. Çörek yağından günde 3-4 defa ½ kahve kaşığı 3-6 ay süreyle yemek esnasında alınır.

Çörek kremi:

100 ml sirke ısıtılır ve 50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir. Kaynatıldıktan sonra 50 gr Nişasta (toz şeklinde) ilave edilerek karıştırılır, süzülür ve soğumaya bırakılır ve de buzdolabında muhafaza edilir. Bu krem haricen deri rahatsızlıklarına karşı kullanılır.

Çörek meyve suyu:

100ml sirke (kaliteli) kısa süre 50 C˚ ısıtılır.50 gr öğütülmüş Çörek tohumu ilave edilir ve sonra buna 50 ml Çörek yağı ilave edilir ve de soğumaya bırakıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilir. Yemeklerden önce bir yemek kaşığı günde 3 defa alınır.

Çörek ekstresi:

Çörek tohumu öğütüldükten sonra Etanol ve su karışımı ile ekstraksiyonu yapılır ve ekstresi elde edilir.

Homeopati’de:

Çörek tohumundan 20 gr’ı karabiber değirmeni ile öğütüldükten sonra bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik Alkol ilave edilir. Güneş ışığı görmeyen bir yerde 4-6 hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de < > ismi ile anılan tentür elde edilir.

Yan tesirleri:

Bilinen bir yan tesiri yoktur.

B) Şam Çörek otu, Damaskus Schusarzkümmel, Nigella damascena
Yaprakları yukarıdakilerden farklı olarak ince iplik şeklinde, oldukça çok yan yapraklardan meydana gelir. Çiçeklerinin taç yaprakları açık mavi veya mavimsi renktedir. Meyve kapsülleri küre şeklinde ve beş bölük-lüdür. Tohumları grimsi esmer renklidir ve alkaloitlerden Damascenin ve Damascinin içerir. Bu nedenle hafif zehirlidir ve de şifa maksadı ile kullanılamaz.

C) Mor Çörek otu, Spanische schwarzkümmel, Nigella hispanica
Bu türün çiçekleri morumsu renkte olması nedeni ile Mor Çörek otu veya İspanya’da yetiştirilmesi nedeni ile İspanya Çörek otu diye anılır. Tohumları şifa maksadı ile kullanılmaz.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Diş Otu

Sonraki Yazı:Ekinazya Bitkisi

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.