Buradasınız: / Genel / Bitki Kimyası
link

Bitki Kimyası

 

bitki kimyası

bitki kimyası

Etken Maddelerin tanımı,ne işe yaradıkları, nelerde bulunduklarını buradan bulabilirsiniz.

 

 

Alkaloidler

Kafein

Fitokimyasal: Kafein
Tanımı: Kafein suda çözünebilen bir alkoloiddir.Saf kafein beyaz,kokusuz,tatlı acı,kristalize bir tozdur.Çayda bulunan teofilin ile kakao meyvelerinde bulunan teobromin ile benzerdir.Arlarındaki fark ise metil grubun yeridir.
Kaynaklar: Kafein çay,kola,kahve,çukolata gibi günlük hayatımızın parçası olan pek çok maddede vardır.
Kafeinin Etkisi: Kafein adenozin receptörlerini bloke ederek sinir hücresi faaliyetini yavaşlatır.Kafein merkezi sinir sistemini,solunum ve dolaşım sistemini uyarır,diüretik etkiye sahiptir.Kafein yağ asitlerinin sirkülasyonunu artırır.Bu yüzden sporcular yağ asiti metabolizmasını hızlandırmak için kafein kullanırlar.Asprinle beraber baş ağrısı için kullanılır.Kafein sağlık üzerinde olumsuz etkilere sebep olabilir özellikle aşırı dozlarda alındığında.Aşırı dozda kafeinin kemik yoğunluğunu azalttıını gösteren çalışmalar vardır.Hamilelikte tüketimi tavsiye edilmez.Yani kafeinin azı karar çoğu zarar.

Teobromin

Fitokimyasal: Teobromin
Tanımı: Teobromin metilksantin grubuna ait bir alkoloiddir,kafeine benzer.
Kaynakları: Teobrominin ana kaynağı kakao bitkisidir,1 kilogram kakao da yaklaşık 25 gram teobromin vardır.Çay ve kola cevizinde de bulunur.
Teobrominin Etkisi: Teobromin kafeinle aynı etkiye sahiptir ancak 10 kat daha zayıftır.Teobromin,idrar söktürücü,uyarıcı ve gevşetici etkilere sahiptir.Kan damarlarını genişleterek kan basıncının düşmesini sağlar.Teobromin,kafein gibi uyarıcı etkilere sahip olmakla beraber kafein gibi merkezi sinir sistemini etkilemez.Teobromin akciğerlerdeki bronş kaslarını da gevsettiğinden öksürük ilacı olarak kullanılabilir.Teobromin ciğerle beynin bağlantısını sağlayan vagus sinirini etkiler.

Teofillin

Kimyasal: Teofillin
Tanımı: Pürin alkoloid.
Kaynkları: Siyah ve yeşil çayda,yeşil kahve çekirdeklerinde,kakao ve Paraguay çayında bulunur.
Etkisi: Çayın uyarıcı etkilerinin bir kısmı da teofillin sayesinde olur.Tıpta kullanılır.Fosfodiesteraz enzimini engelleyerek solunum kaslarını rahatlatır.Diyafram kasının kasılmasına yardımcı olur.Kan basıncını düşürür,iltihap kurutucudur.

Antosyaninler

Siyanidin

Kimyasal: Siyanidin
Tanımı: Antosiyoninler grubuna aittir ve tipik C6-C3-C6 yapısına sahiptir.Suda çözünebilen bir pigmenttir.Rengi çözündüğü suyun pH değerine göre değişir.pH 3 ün altında ise kırmızı,11 in üzerindeyse mavidir.Bitkilerde şeker molekülüne bağlı olarak bulunur.
Kaynakları: En yüksek oranda yaban mersini,böğürtlen,ahu dudu,dağ çileği,mürver,vişne,kiraz,alıç gibi kırmızı meyvelerde, ayrıca elma,şeftali,erikte bulunur.En fazla bu meyvelerin kabuğunda bulunur.
Siyanidinin Etkisi: Diğer antosiyaninler gibi antioksidan etkiye sahiptir.Bu sayede kanser ve kalp hastalıklarından korur.Japon bilim adamı Takanori Tsua tarafından fareler üzerinde yapılan bir araştırma,siyanidinin obezite ve aşırı yağlanmayı önlediği tespit edilmiştir.Siyanidin takviyesi yüksek yağ oranlı diyetle beslenen farelerde yağ depolanmasını engellemiştirHayvanlar üzerinde yapılan deneyler iltihap kurutucu ve anti kanser özelliğini kanıtlamıştır.

Karotenler

Likopen

Kimyasal: Likopen
Tanımı: Karetonoidler ailesine aittir.Organik yapısı çift bağlı uzun bir zincirle birleşen iki açık halkadan oluşur.
Kaynakları: Likopen olgun domatese kırmızı rengini veren pigmenttir.Guava,greyfurt,portakal ve karpuzda da bulunur.Meyveler ne kadarkırmızı ya da kırmızıya yakınsa o kadar fazla lökopen vardır.
Etkisi: Domatesin en önemli etkin maddesidir.Çok güçlü bir antioksidandır.Kalp hastalıkları,kanser,erken yaşlanma ve kataraktta faydalıdır.Dr. E. Giovannuncci domates tüketimi ile prostat,akciğer,mide kanseri arasında ters orantı olduğunu,bu yüzden domates ve diğer likopen içeren meyvelerin bolca tüketilmesi gerektiğini söylüyor.Dr. Kristenson kanda likopen seviyesinin düşüklüğü ile kalp krizinden ölüm oranı arasında ters orantı bulunduğunu tespit etti.

                                Flavonoidler

Epikateşin

Fitokimyasal: Epikateşin
Tanımı: Saf epikateşin kokusuz beyaz bir tozdur.Flavonoid gurubuna ait bir flavondur.
Kaynakları: Epikateşin pek çok bitkide bulunur,kakao,çay ve üzümde yüksek miktarlarda bulunur.
Epikateşinin Etkisi: Epikateşin insülün benzeri etkisi olan kalp sağlığını artıran kuvvetli bir antioksidandır.Harward Tıptan Dr Norman Hollenberg Panama’da San Blas takım adalarında yaşayan Kuna yerlilerinin kalp krizi riskinin kanser ve diabet oranlarının ana karada yaşayan yerlilere nazaran daha düşük olmasının nedeninin Yüksek miktarda kakao içeceği tüketmeleri olduğunu bulmuştur.Dr Norman Hollenberg epikateşinin vitamin olarak kabul edilmesini önermektedir.

Hesperidin

Kimyasal: Hesperidin
Tanımı: Flavon hesperitinin, disakkarid rutinoza bağlanmasıyla oluşan flavonon glikozittir.
Kaynakları: En çok turunçgillerde,turunçgillerin kabuğundaki beyaz kısımda bulunur.Yeşil sebzelerde de bulunur.
Etkisi: Antioksidan,iltihap kurutucu,yağ çözücü,damarları koruyan,anti kanser ve kolestrol düşürücü etkileri vardır.Fosfolipaz A2,lipoksigenaz,HMG-CoA reduktaz ve siklo oksijenaz enzimlerini engelleyebilir.

Geçirgenliklerini azaltarak kılcal damarların sağlığını geliştirir.

Histamin salgılanmasını durdurarak alerjik reaksiyonlara ve ateşe karşı etkili olur.Poliamain sentezini azalttığından anti kanserdir.

Hiroshige Chiba tarafından yumurtalıkları alınmış fareler üzerinde yapılan bir çalışma,diyetlerine hesperidin eklenen farelerin yağ ve kolestrol oranlarının düştüğünü,ayrıca hesperidinin kemik yıkımından sorumlu osteoclast miktarını düşürerek kemik erimesini durdurduğunu,göstermiştir.

Kampferol

Kimyasal: Kampferol
Kaynakları: Kamferol elma,soğan,pırasa,turunçgiller,üzüm,gingko biloba ve sarı kantaron gibi bitkilerde bulunan bir flavonoiddir.
Etkisi: Kampferol kuvvetli bir antioksidandır.LDL yi kanda pıhtılaşmayı önleyerek damar sertliğinden korur.Çalışmalar kampferolün kanser hücrelerinin oluşmasını engellediğini kanıtlamıştır.Jan Kowalski tarafından yapılan vitro deneyler kampferolün damar sertliğine sebep olan plak oluşumunun başlangıcında rol oynayan MCP-1 proteinini engellediğini göstermiştir.

Kampferol ve kuersetin kimyasalları birlikte kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemektedir.İkisinin birlikte kullanılması,ayrı kullanılmalarından daha etkilidir.

Tayland Chiang Mai Üniversitesinde yapılan bir çalışma kampferol ve kuersetinin kanser hücrelerinin kimyasal ilaçlara direncini azalttığını gösterdi.

Narinjin

Kimyasal: Narinjin
Tanımı: Narinjin flavonoidler grubuna aittir.Saf narinjin sarı renklidir. Yapı olarak hesperidine çok benzer.
Kaynakları: Narinjin greyfurtta bulunur.Greyfurtun kendine özgü tadı narinjinden kaynaklanır.
Etkisi: Narinjin anti-oksidan anti-kanserojen ve kolestrol düşürücü etkiye sahiptir.Hebrew üniversitesinden S.Gorintein fareler üzerinde yağtığı deneylerle greyfurt ve narinjin takviyeli besinler verilen farelerin plazmasında lipid seviyesinin azalıp,antioksidan faaliyetin arttığını tespit etmiştir.Narinjin aldoz reduktaz enzimini durdurduğundan diyabetten kaynaklanan retinal sorunlarda yardımcı olabilir.Ayrıca aldoz reduktaz enziminin durdurulması kolon kanserinde kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemektedir.

Narinjin ve greyfurt,sakinleştirici,kolestrol düşürücü,kafein ve östrojen içeren bazı ilaçlarla etkileşime girebilir.Hatta bu ilaçları etkisizleştirebilir.Beraber kullanılmamalıdırlar.

Proantosiyanidinler

Fitokimyasal: Proantosiyanidinler
Tanımı: Proantosiyanidinler en çok üzümde bulunan oligomerik flavonoidlerdir.
Kaynakları: Proantosiyanidinler en çok üzümün kabuk ve çekirdeklerinde bulunur.Diğer kaynakları kakao,elma,yer fıstığı,badem,yaban mersini ve yalı çamının kabuğu.
Etkisi: Üzüm kabuğu ve çekirdeklerinin sağlık üzerinde bir çok faydası var.Bu faydalar üzümde bulunan proantosiyanidinler ve resveratrol maddelerinden kaynaklanır.Proantosiyanidinler öncelikle çok kuvvetli antioksidanlardır.Ayrıca çalışmalar,anti kanser,anti alerjik ve kalp sağlığını geliştirici etkileri olduğunu göstermiştir.Proantosiyanidinler hücreleri oksidasyona karşı korur,sigara içmenin,çevre kirliliğinin ve serbest radikallerin verdiği zararları azaltır.

Bir çok çalışma proantosiyanidinlerin LDL kolestrolden kaynaklanan oksidasyonu engellediğini,tansiyonu düşürdüğünü,yağ metabolizmasını güçlendirdiğini göstermiştir.

Proantosiyanidinler, yüksek kolestrolle alakalı kalp hastalıkları riskini azaltır.Fareler üzerinde yapılan testler üzüm çekirdeğinden elde edilen,proantosiyanidinlerin damar tıkanıklığına iyi geldiğini göstermiştir.

Üzüm çekirdeği proantosiyanidinlerinin kalbi koruyucu etkisi vardır ve astım tedavisinde kullanılan izoproterenol ilacının kalp kasında yaptığı hasarlara karşı korur.

Proantosiyanidinler histamin üreten enzimleri durdurduğundan anti alerjik etkiye sahiptir.

Kuersetin

Fitokimyasal: Kuersetin
Tanımı: Kuersetin bitkilerdeki en bol flavonoiddir.Flavonoid ailesine mensup kuersetin 3 halka ve 5 hidroksil grubundan oluşur.Kuersetin aynı zamanda diğer flavonoidlerin yapı taşıdır.Kuersetin yiyeceklerde glukozla birleşmiş olarak bulunur.Alınan kuersetinin ancak küçük bir bölümü kana karışır.
Kaynakları: Kuersetin elma,çay,soğan,kuruyemiş,dutgiller,karnabaharve lahanada bulunur.
Kuersetinin Etkisi: Kuersetinin kalp sağlığını korumak ve kanser riskini azaltmak gibi pek çok faydası vardır.İltihap kurutucu ve anti-alerjik etkisi vardır.Hücrelere zarar veren serbest radikallerle savaşır.Dier flavonoidler gibi kuersetin de kötü kolestrolü düşürür.Kuersetinin iltihap kurutucu etkisi lipoksijenaz enziminin salgılanmasını sağlamasından kaynaklanır.Çalışmalar kuersetininprostat,yumurtalık,göğüs,mide ve barsak kanseri riskini azalttığını göstermiştir.Kuersetin ksantin oksidaz enzimini azaltarak ürik asit üretimini kısıtlar,gut rahatsızlığında faydalıdır.Çalışmalar kuersetin açısından zengin bir meyva olan elmayı yüksek oranda tüketenlerin daha sağlıklı akciğerlere sahip olduğunu,astım ve bronşit gibi solunum yolları hastalıkları risklerinin de daha düşük olduğunu göstermiştir.

Resveratrol

Fitokimyasal: Resveratrol
Tanımı: Resveratrol flavonoid grubuna ait bir flavondur.Bitkiler tarafından haşerata karşı bir savunma silahı olarak üretilir.
Kaynakları: Siyah üzüm,okaliptüs,ladin,yaban mersini,dut,yer fıstığı ve Japon knotweed bitkisinde bulunur.
Etkisi: Antioksidandır fakat antioksidan özelliği  kuersetin ve epikatesine nazaran daha zayıftır.Anti-kanser özelliğiyle öne çıkmaktadır.LDL nin lipid peroksidasyonunu durdurur ve Oksidize LDL nin sitotoksisitesini engeller.Resveratrol antiretroviral ilaçların etkinliini artırır.
Antioksidan
İn vitro deneyler resveratrolün ağır metal kadmiyumun oksidatif zararlarını engellediğini göstermiştir.Resveratrolün antioksidan etkisinin serbest radikallere maruz kalmış endotelial hücrelerini koruduğu görülmüştür.Ayrıca cildi UV radyasyona karşı korur.

I
Antikanser
Resveratrol,araşidonik asiti tümörleri geliştiren maddelere ayıran cyclooxygenase enzimini engelleyerek tümörlerin küçülmesini sağlar.

Diyabete Faydaları
Resveratrol diabette faydalı olabilir.Yüksek glukoz seviyesinin neden olduğu oksidatif etkiye karşı koruyucu olabilir.Diyabetin neden olduğu ağrıları hafifletebilir.

Kalp Sağlığı
Resveratrol kalp ve damarlarımız serbest radikalleri temizleyerek korur.

Ömrü Uzatır

Hayvanlarla yapılan deneyler aşırı yemek yemenin ömrü kısalttığını göstermiştir.Farelerle yapılan bir deneyde aşırı kalori yüklenen farelere aynı zamanda resveratrol verilmiş ve ömürlerinin resveratrol verilmeyen farelerden daha uzun olduğu görülmüştür.
Antitoksik

Hayvanlar üzerinde yapılan pek çok deney resveratrolün antitoksik özelliklerini göstermiştir.Kemoterapi ilaçlarından bleomycinin zararlı etkilerini resveratrol tersine çevirebilmiştir.Resveratrol,etanol zehirlenmesinden kaynaklanan beyin ve karaciğer hasarlarını ve antibiyotiklerin sebep olduğu böbrek hasarlarını azaltmıştır.

Rutin

Fitokimyasal: Rutin
Tanımı: Rutin bir bioflavonoiddir.Saf rutin sarı veya sarı yeşil renkde kristal bir yapıya sahiptir.
Kaynakları: Rutin pek çok bitkide bulunur.En zengin kaynağı kara buğdaydır.Turunçgiller,hint dutu,siyah çay,elma kabuğunda da bulunur.

Rutinin Etkisi:Rutin kuvvetli antioksidan özelliklere sahiptir.Rutin metal ionlarına(demir gibi)bağlanır dolayısıyla hidrojen peroksit ve demirin birleşmesiyle oluşan fenton reaksiyonunu engeller.Rutin C vitamininin etksini artırmaktadır.Rutin kılcal damarları kuvvetlendirir.Çalışmalar rutinin venözü durduğunu göstermiştir.Rutin iltihap kurutucu etkiye sahiptir.

 

Hydroksisinnamik Asitler

Sikorik Asit

Kimyasal: Sikorik Asit
Tanımı: Sikorik asit,polifenoller grubundan,kafeik asitin bir türevidir.Ekinezyanın en aktif maddesidir,suyla karıştığında ekinezyada bulunan enzimler tarafından parçalanır.

Kaynakları:Sikorik asit sadece Ekinezya ‘da  bulunur.Etkisi:Sikorik asit bağışıklık sistemimizi güçlendirir.Vivo ve vitro(canlılar üzerinde ve deney tüplerinde yapılan)deneyler sikorik asitin fagositosisi artırdığını göstermiştir.Fagositosis akyuvarların ve lenfositlerin patojenlere(hastalığa sebep olan mikrop ve virüsler)saldırıp onları yok etmesidir.

Sikorik asit T hücresi aktivasyonunu uyarır,yaraları iyileştirir ve eklem iltihabında iltihaplanmayı azaltır.

Sikorik asit interferon(bilinen bütün virüsler üzerinde etkili olan bir protein),immunoglobulin ve diğer başışıklık sistemi için önemli kimyasalların üretimini artırır.

Çalışmalar sikorik asitin virüslerin hücre duvarını geçmesini engellediğni göstermiştir.Aynı zamanda kollajen dokunun ve hücrelerin oksidasyonunu önleyen bir anti oksidandır.

 

Kumarin

Fitokimyasal: Kumarin
Tanımı: Vvanilla gibi kokusu olan bir bitki kimyasalıdır.Kumarin serbest formda veya glukozla birleşmiş olarak bulunur.
Bulunduğu yerler : Hint baklası,lavanta,meyan kökü,böğürtlen,kayısı,kiraz,tarçında bulunur.
Etkisi Kumarin kan sulandırıcı,anti mantar ve anti-tümör etkilere sahiptir.
Kumarin antikoagulantların kullanıldığı durumlarda alınmamalıdır.Kumarin damarlardaki kan miktarını artırır ve kılcal damar geçirgenliğini azaltır. Kumarin uzun süre yüksek dozlarda kullanıldığında toksik etki yapabilir.

Ferulik Asit

Kimyasal: Ferulik Asit
Tanımı: Saf ferulik asit sarı bir tozdur.Hidroksisinnamik asit ailesine mensuptur.Kimyasal yapısı kurkumine benzer.
Kaynaklar: Ferulik asit kahvede,elma,yer fıstığı,portakal,ananas,enginar gibi bir çok bitkinin yaprak ve tohumlarında bulunur ,fakat en çok tahıllarda özellikle kahverengi pirinç,buğday ve yulafta bulunur.
Action of Ferulic acid: Ferulik asit bir hücre duvarına ve DNA ya zarar veren süperoksit,nitrik oksit ve hidroksil radikal gibi serbest radikalleri etkisiz hale getiren bir antioksidandır.

Ultraviyole ışınlarının hücreye zarar vermesini engeller.Ultraviyole ışınlar ferulik asitin antioksidan etkisini artırır.

Ferulik asit yaşlanmayı engelleyen ürünlerin içeriğinde yer alır.Araştırmalar ferulik asitin kanda şeker seviyesini düşürdüğünü göstermiştir.
Ferulik asit kanser,kemik erimesi ve menopozal semptomlardan korur.

Diğer antioksidanlar gibi kötü kolestrolü ve trigliserit seviyesini dolayısıyla kalp krizi riskini düşürür.

Ferulik asit mide,kolon,göğüs,prostat,karaciğer,akciğer ve dil kanseri gibi bir çok kanser türü riskinden korur.

Skopoletin

Fitokimyasal: Skopoletin
Tanımı: Saf skopoletin sarı-bej renkli cristal bir tozdur.Kumarinle aynı gruba aittir.
Kaynakları: Hint dutu(noni),manaka,çarkıfelek çiçeği,stevya.
Etkisi: Kan basıncını düzenler:Kan basıncı yüksek olduğunda skopoletin kan basıncını düşürmeye yardımcı olur,düşük olduğunda da yükseltmeye yardımcı olur.
Skopoletin,Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Streptococcus sp., Klebsiella pneumoniae ve Pseudomonas aeruginosa gibi çeşitli bakteri türlerine karşı bakteriostatik etkiye sahiptir.
Skopoletin iltihaplanmalar,bronşial rahatsızlıklar ve astım tedavisinde kullanılabilir. Skopoletin depresyon ve anksiyeteyi azaltan serotonin hormonunun regülasyonunda rol oynar.

İzoflavonlar

Daidzein

Kimyasal: Daidzein
Tanımı: Daidzein isoflavonlar ailesine ait olup tipik C6-C3-C6 yapısına sahiptir.İsoflovanlar östrojenik etkiye sahip olduklarından fitoöstrojenler olarak da adlandırılırlar.Genistein ve glisitein de bu gruba aittir.Daidzein soya fasulyesinde genisteinden sonra en çok bulunan izoflovandır.

Kaynakları:Soya fasulyesi,japon sarmaşığı ve çayır üçgülünde bulunur.

Etkisi:Araştırmalar daidzeinin,genistein gibi fitoöstrojen ve antioksidan olduğunu kanıtlamıştır.Daidzein vücutta östrejen seviyesinde sorun olduğu durumlarda etkilidir.

Aynı zamanda tümörlerin hızla ve katlanarak büyümesini engeller.

Daidzein özellikle lösemi ve habis tümörlerde etkilidir.

Bir bitkisel östrojen olarak daidzein vücutta östrojen gibi davranır ve bu yüzden östrojen düşüklüğünün neden olduğu menopoz,kemik erimesi gibi sorunların tedavisinde etkilidir.

Soya bitkisindeki daidzein ve genistein izoflovanları LDL(Düşük Yoğunluklu Lipoprotein) seviyesini düşürür,damar tıkanıklığını engeller.Damarlarda plak oluşumunu engelledikleri için Alzheimer hastalığında kullanılması önerilir.

Daidzeinin alkol bağımlılığını azaltıcı etkisi tespit edilmiştir.Çin’de daidzein içeren ge gen bitkisi de geleneksel olarak alkolizme karşı bir ilaç olarak kullanılır.

Genistein

Fitokimyasal: Genistein
Tanımı: Genistein flavonoidler grubuna ait bir izoflavon.Grubun bir diğer üyesi daidzein gibi bir fitoöstrojen.
Kaynakları: En çok soya fasulyesinde bulunur.The main source of genistein are soybeans.Baklagiller az miktarda genistein içerir.
Etkisi: Genistein fitoöstrojen ve antioksidandır.

İzoflovanlar arasında en kuvvetli östrojenik etki genisteinde vardır.Genistein LDL oksidasyonunu engelleyerek,damar tıkanıklığını önler.
Genistein glutation peroksidaz,süperoksit dismutaz,glutation reduktaz gibi enzimlerin etkinliğini artırır.

Genistein hücre büyümesinde önemli rol oynayan tirosin kinaz enzimini engeller böylece kanser riskini azaltır.

Araştırmalar,genisteinin,östrojen hormonuyla ilişkili göğüs ve prostat kanserleri riskini azalttğını göstermiştir.

Çin ve Japonya gibi, yüksek oranda izoflovan içeren soya ürünlerinin tüketildiği ülkelerde, bu kanser türlerine az rastlanması bu yüzdendir.

Genisteinin anti kanser özelliğini açıklayan bir çok teori var:anjiogenesis,tirosin kinaz gibi maddeleri azaltması,antioksidan ve anti östrojen(östrojen seviyesi bazı kanser türleriye ilişkilidir)özelliği.Genistein,östrojen reseptörlerine bağlanarak,östrojenin kanser hücrelerinin büyümesini sağlamasını engeller.

Genisteinin östrojenik etkisi ise kemik erimesine karşı koruma sağlar.Sıcak basmaları gibi menopoz sendromlarında etkilidir.

Bazı araştırmalar kan şekeri seviyesini düzenlediğini ve insülin direnci gelişmesini engellediğini göstermiştir.

Genistein deri hücrelerinin anormal büyümeleriyle ilişkisi bulunan keratin proteininin üretimini azalttığından sedef ve cilt kanserinin tedavisinde etkin rol oynayabilir.

Soya ürünlerinin genleriyle oynanmamış,hormonsuz %100 doğal soya ürünü olmasına dikkat edilmelidir.Suni yöntemlerle üretilen soya anti kanser değil bizzat kanserojendir.

Lignanlar

Silimarin

Fitokimyasal: Silimarin
Tanımı: Silimarin yabani enginardan elde edilen polifenolik bir flavonoiddir.Üç fitokimyasaldan oluşur:silybin,silidianin ve silicristin.Silibin silimarini oluşturan en etkili fitokimyasaldır.

Kaynakları:Silimarin yabani enginar bitksinden elde edilirSilimarinin Etkisi:Silimarin bir antioksidandır.Cilt bakım kremleri silimarin içerirler çünki antioksidan etkisi cilt kanseri riskini azaltabilir.Silimarin UVB nin tetiklediği çeştli kanserojenlere karşı koruma sağlar.Yeni karaciğer hücrelerinin oluşmasını sağlayarak karaciğeri korur.Alkol,zehirli mantar,ve benzeri toksik maddelerin karaciğere verdiği zararı azaltır.Yağların sindirimine yardımcı olur.Silimarin HIV virüsüne karşı da kullanılır ancak bu virüse karşı etkili olduğuna dair yeterli delil yoktur.

 

Monofenoller

 

Hidroksitirosol

Fitokimyasal: Hidroksitirosol
Tanımı: Hidroksitirosolün en yüksek kalitede serbest radikal yok edici antioksidan olduğu düşünülmektedir.Öyleki Quersetinin 2 katı ve epicatechinin 3 katı daha güçlüdür.

Visioli tarafından yapılan çalışmalar düşük dozda Hidroksitirosolün dumana maruz kalmış farelerde oksidasyonun yan etkilerini azaltığını göstermiştir.Bulunduğu yerler :Hidroksitirosol zeytinde bulunan ana polifenoldür.Hidroksitirosolün

etkisiHidroksitirosol vücut üzerine diğer polifenollerle aynı etkiye sahiptir:Aterosklerosisi önler,sindirim ve solunum sistemini rahatlatır,veanti kanserdir.Ayrıca sigara içmenin sebep olduğu oksidatif etkileri azaltır.

 

 

Monoterpenler

 

Geraniol

Fitokimyasal: Geraniol
Tanımı: Saf geraniol renksiz,gül kokusuna benzer bir kokuya sahip yağlı sıvı bir maddedir.
Kaynakları: Bergamot,havuç,kişniş,lavanta,limon,ıhlamur,muskat(küçük hindistan cevizi),portakal,gül,yaban mersini,böğürtlen.
Geraniolün Etkisi: Geraniol kanser önleyici doğal bir antioksidandır.Carnesecchi S. çalışmasında kolon kanserinde kanser hücrelerinin gelişmesini durdurduğunu kanıtlamıştır.(Farmakoloji,Temmuz 2001)

Hayvanlar üzerinde yapılan diğer çalışmalar da geraniolün anti-kanser özelliğini kanıtlamıştır.

 

Limonen

Fitokimyasal: Limonen
Tanımı: Saf limonen sıvı haldedir.İki izoperen den mürekkep bir mooterpendir.l-limonen ve d-limonen olmak üzere iki formu vardır.İki izomerin kokuları birbirinden farklıdır.L-limonen terpentin gibi d-limonen portakal gibi kokar.
Kaynakları: Limonen turunçgillerde ve diğer pek çok bitkide bulunur.

Limonenin Etkisi:Çalışmalar limonenin anti-kanser etkisi olduğunu göstermiştir.Limonen kanserojen maddelerin detoksifesinde yer alan karaciğer enzimlerini artırır.Glutation S-transferaz(GST) kanserojenleri elimine eden bir sistemdir.Limonen öyle görünüyor ki karaciğer ve ince barsakta GST sistemini çalıştırarak kanserojenlerin etkilerini azaltmaktadır.Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler limonenin göğüs tümörünü küçülttüğünü kanıtlamışıtr.

 

Organosülfitler

 

Allisin

Fitokimyasal: Allisin
Tanımı: Allisin sarmısağın haşerata karşı savunma mekanizmasıdır.Sarımsak saldırıya uğradığı veya hasar gördüğü zaman enzimatik bir reaksiyonla allisin salgılar.Allinaz enzimi alliin kimyasalını haşerata karşı toksik etkisi olan allisine çevirir.Allisinin anti-mikrobiyal etkisi 1944 yılında Cavallito tarafından bulundu.Saf allisin piyasada bulunmaz çünki dayanıklı değildir ve kötü kokar.Sarımsaktan ayrılarak elde edilen saf allisin bir kaç sat içinde faydalı özelliklerini kaybeder.Dialliltrisülfat allisine benzeyen sentetik olarak üretilen bir maddedir.Dayanıklıdır ve bakteri,mantar ve parazit enfeksiyonlarına karşı kullanılır.

Sarımsak kullanırken dikkat edilmesi gereken husus allisin,sarmısak pişirildiği zaman uçar ve sarımsak direk yutulduğu zaman da allisin açığa çıkmaz.Allisinin açığa çıkması için sarımsağın ezilmesi ve pişirilmemesi gerekir.Yani allisin almak için sarmısak sahanda dövülerek yemeklere çiğ olarak ilave edilmelidir.

Kaynakları:SarımsakAllisinin Etkisi:Allisinin anti-mikrobiyal etkisi çeşitli enzimlerin tiol grublarıyla kimyasal tepkimeye girmesyle ortaya çıkar.
Yüksek miktarda samısak tüketen populasyonlarda gastrik ülser daha az görülür.Çalışmalar allisinin gastrik ülserin başlamasında etkili olan helicobacter pylori bakterisini önleyici etkiye sahip olduğunu doğrulamıştır.Bu bakterinin allisine duyarlılığı yüksek oranda sarımsak tüketen toplumlarda mide kanseri vakalarının daha az görünmesini de açıklayabilir.1997 yılında Ankri tarafından yapılan bir çalışma yavru hamstırların böbrek hücrelerinde entamoeba hstolytica parazitinin etkinliğini azalttığını kanıtladı.

 

İndol-3-Karbinol

Fitokimyasal: İndol-3-Karbinol
Tanımı: Saf Indol-3-Karbinol beyaz bir maddedir.Indol-3-Karbinol sebzelerde sadece pişirme sonrası ortaya çıkar.
Kaynakları: İndol-3-Karbinol fitokimyasalı turpgiller familyasına mensup lahana,karnabahar,brokoli,kıvırcık ve brüksel lahanası gibi sebzelerde bulunur.İndol-3-Karbinol fitokimyasalı indol-3-glukozinolat maddesinden mirosinaz enzimi vasıtasıyla üretilir.Enzim sadece bitkilerin suda yumuşatılmasıyla aktive olur.

İndol-3-Karbinolün Etkisiİndol-3-Karbinol kuvvetli bir antioksidan ve detox enzimlerinin çalışmasında bir uyarandır.DNA’nın yapısını korur.İndol-3-Karbinol hücre zarındaki estrojen reseptörlerini bloke eder bu yüzden rahim ve göğüs kanseri riskini azaltır.

İzotiyosiyanatlar

Fitokimyasal: İzotiyosiyanatlar
Tanımı: İzotiyosiyanatlar sülfür içeren fitokimyasallardır.Bu gruba ait farklı moleküller vardır.En güçlü anti kanser etkiye sahip feniletilsotiyosiyanat,benzilizotiyosiyanat, ve 3-fenilpropilizotiyosiyanat molekülleri gibi.İzotiyosiyanatlar glukosinolat bileşiği olarak turpgiller de bulunur.
Kaynakları: İzotiyosiyanatlar brokoli,karnabahar,kıvırcık,şalgam,lahana,kara lahana,kırmızı turp ve su teresi gibi turpgillerde bulunur.Bu bitkilerde bulunan glukozinolatlar bitkinin çiğnenmesi halinde mirosinaz enzimi vasıtasıyla izotiyosiyanatlara dönüşür.
Etkisi: İzotiyosiyanatlar kanserojenlerle savaşır.Kanserli hücrelerin çoğalmasını önler. Çalışmalar akciğer kanseri,mide,bağırsak ve yemek borusu kanserlerini önlediğini göstermiştir.

Fenolik Asitler

 

Kapsaisin

Fitokimyasal: Kapsaisin
Tanımı: Saf kapsaisin beyaz kristal bir tozdur.Alkoloidler ailesine ait bir kapsaisioniddir.Isıya dayanıklıdır,pişirildiğinde bile özelliklerini korur.Suda çok az çözünür,etanol ve bitkisel yağlarda ise tam olarak çözünür.Diğer kapsaisinoidler dihidrokapsaisin,nordihidrokapsaisin,homokapsaisindir ve homodihidrokapsaisindir.
Kaynakları: Kapsaisisn kırmızı biberde bulunur,kırmızı bibere acı tadını veren maddedir.
Etkisi: Kapsaisin çevresel sinir sistemi hastalıklarında,ağrıyı hafifletmek amacıyla kullanılan merhemlerde yer alır.

Merhem deri yüzeyine uygulanır ve yanma hissi başlayınca merhem temizlenir.

Sinirler ağrıya duyarsız hale gelir.

Yanma hissi kapsaisinin sinir hücreleriyle etkileşiminden kaynaklanır.

Kapsaisin özel alıcı hücrelere bağlanır fiziksel yanmayla aynı hisse neden olur.Kapsaisin tüketimi endorfin salgılanmasını artırdığından zindelik ve coşkunluk hali meydana getirebilir.

Çalışmalar kapsaisinin eklem romatizması semptomlarını hafiflettiğini veeklemlerin esnekliğini artırdığını göstermiştir.

Kapsaisin mide ülserlerinden koruyabilir.Çalışmalar kapsaisinin kan akışını hızlandırarak mide çeperini koruduğunu göstermiştir.

Kapsaisin sedef hastalığı semptomlarını azaltır.Amerikan Dermatoloji Akademisinin dergisinde yayınlanan Ellis CN tarafından yapılan bir araştırma,kapsaisin içeren kremlerin plaseboyla yapılan deneylerde,sedef hastalığının kaşınma,pullanma ve kızarıklık gibi semptomlarını azalttığını göstermiştir.

 

Ellagik Asit

Fitokimyasal: Ellagik Asit
Tanımı: Ellagik asit bir polifenoldür krem-sarı renkli kristal yapıya sahiptir.Bitkiler ellagik asiti haşeratan ve hastalıklardan korunmak için salgılar.
Kaynakları: Ellagik asit , ahu dutu,böğürtlen,çilek,kızılcık,nar gibi kırmızı meyvelerin çoğunda ve cevizde bulunur.En yüksek seviyede ahu dutunda bulunur.Ellagik asit bitkilerde şekere bağlanmış olarak ellagitanin formunda bulunur.

Ellagik Asitin Etkisi:Ellagik asit antioksidan,anti-mutajen ve anti-kanser özelliklere sahiptir.Çalışmalar göğüs,yemek borusu,cilt,bağırsak,prostat ve pankreas kanserlerinde anti-kanser özelliğini göstermiştir.Ellagik asit P53 geninin kanser hücrelerince yok edilmesini engellemektedir.Ellagik asit kansere neden olan moleküllere bağlanarak onları etkisizleştirebilir.

Gallik Asit

Fitokimyasal: Gallik Asit
Tanımı: Saf gallik asit renksiz,kristal,organi bir tozdur.Serbest bir molekül ya da tanin molekülünün bir parçası olarak bulunur
Kaynakları: Gallik asit nerdeyse bütün bitkilerde bulunur.En fazla mazı,üzüm,çay,şerbetçi otu ve meşe kabuğunda bulunur.

EtkisiGallik asit anti mantar,antioksidan ve anti viral etkiler sahiptir.Normal hücrelere zarar vermeden,kanser hücreleri üzerinde sitotoksik etki gösterir.

Albüminüri(idrarda albümin bulunması,halk arasında aktutma denen hastalık) ve diyabet için kullanılır.Sedef ve basur tedavisinden kullanılan bazı kremler gallik asit içerir.

Rozmarinik Asit

Fitokimyasal: Rozmarinik Asit
Tanımı: Saf rozmarinik asit krem renkli bir tozdur.Polifenoller grubundandır.
Kaynakları: Büyük miktarlarda mercan köşk,melisa(oğul otu),adaçayı,perilla ve biberiyede bulunur.
Etkisi: Rozmarinik asit antioksidan,anti mikrobiyal ve iltihap kurutucu etkilere sahiptir.Anti oksidan etkisi E vitamininden daha kuvvetlidir.Damar tıkanıklığı vekanser riskini azaltır.

Yüksek oranda rozmarinik asit ihtiva eden perilla bitkisi alerjiye karşı kullanılır.C. Sanbongi tarafından yapılan bir araştırma rozmarinik asitin ağız yoluyla kullanıldığında alerjik astıma iyi geldiğini kanıtladı.(Clinical and Experimental Allergy,Haziran 2004)

J.Youn tarafından yapılan diğer bir araştırma rozmarinik asitin farelerde eklem zarı iltihabını(sinovit) durdurduğunu göstermiştir.(Journal of Rheumatology,Haziran 2003)

Rozmarinik asit aynı zamanda gıdaların bozulmasını önlemek amacıyla da kullanılmaktadır.Japonya’da rozmarinik asit açısından zengin perilla özleri taze deniz ürünlerinin raf ömrünü uzatmak için kullanılır.
Rozmarinik asit peptik ülser,eklem iltihabı,katarak,kanser ve bronşial astım tedavisinde kullanılır.

Tannik Asit(Tanen)

Fitokimyasal: Tannik Asit
Tanımı: Tannik asit gallik asit molekülleriyle glucosun polimeridir.Tannik asit kokusuzdur fakat buruk bir tadı vardır.Tannik asit açık sarı renkli bir tozdur.
Kaynakları: Tannik asit çay,ısırgan otu,böğürtlen de bulunur.Bazı böceklerden zarar gören bitkiler tarafından salgılanır.Bu böcekler bitkiye yerleşip yapraklarında yumurtladıktan sonra çıkan lavraları, saran bir salgı bitki tarafından salgılanır.

Tannik Asitin Etkisi:Tannik asit anti bakteriyal,anti enzimatik ve büzücü özellilere sahiptir.
Tannik asit mukoza üzerinde mesela dil ve ağızda büzücü aktiviteye sahiptir.
Tannik asit kabızlığa yol açtığından ishalin tedavisinde kullanılabilir.

Ayrıca anti oksidan ve anti mutajenik özelliğe sahiptir.

Fakat tannik asit uzun süre ve yüksek miktarlarda kullanılmamalıdır.Çünki demir emilimini azaltmaktadır.
Bioscience, Biotechnology, and Biochemistry (March 2004) tarafından yayınlanan,Afsana K tarafından yapılan bir araştırmada,fareler üzerinde yapılan bir deneyin sonucunda polifenol alımının normal seviyelerde demir emilimini etkilemediği ancak gıda takviyesi olarak yüksek dozlarda alımının demir seviyesini etkilediği kanıtlanmıştır.Yüksek dozlarda tannik asit alımı sindirim enzimlerini de negatif yönde etkileyebilir.

Harici olarak tannik asit ülserlerin,diş ağrısının ve yaraların tedavisinde kullanılır.

Diğer Fitokimyasallar

Digoksin

Fitokimyasal: Digoksin
Tanımı: Digoksin 3 şeker ve 1 kardenolidin birleşmesiyle oluşan bir glikozittir.Kokusuz,bayaz,suda çözünmeyen kristal bir yapıya sahiptir.
Kaynakları: Yüksük otunun yapraklarından elde edilen özde bulunur.
Etkisi: Kalp kası üzerinde etkili olan kardiak bir glukozit olan digoksin,kalp hücrelerinde sodyum-potasyum adenozin trifosfataz enzimini durdurur.

Etkili doz ile zehirli doz arasındaki fark çok küçüktür.Serum konsantrasyonlarında 0.8-2 ng/ml oranında kullanılır.Saf digoksin veya yüksük otu extresi tıbbi kontrol altında kullanılmalıdır.

Hamile veya emziren kadınlar digoksin kullanırken çok dikkatli olmalıdır,fetüse geçmektedir,çocuğa zarar verebilir,ayrıca süte de geçer.

Aşırı dozda alındığında kusma ve mide bulantısına neden olur.

Digoksin kalp damar tıkanıklıklarında ve liflenmelerinde(kalbin hızlı veya zayıf çarpması,kalp ritim bozukluğu)en sık kullanılan fitokimyasaldır.

Kalp atışlarını düzenler ve kalbin daha etkili atmasını sağlar.

Fitik Asit

Fitokimyasal: Fitik Asit
Tanımı: Fitik asit bitkilerde fosfatın birincil deposudur,antioksidan özelliğe sahiptir.

Kaynakları:Fitik asit tahıl,baklagil,çekirdek ve tohumlarda bulunur.Fitik asit açısından en zengin kaynaklar buğday kepeği ve keten tohumudur.Keten tohumu % 3 oranında fitik asit içerir.Fitik Asitin EtkisiFitik asit besin değeri olmayan bir madde olarak düşünülüyordu.Araştırmalar genellikle fitik asitin mineral,protein ve karbonhidratlara bağlanarak bu maddelerin emilimini azaltması üzerine yoğunlaşmıştı.Fakat son araştırmalar gösterdiki fitik asitin sağlığa pek çok faydası var.Fitik asitandioksidan,antikanser,hipokolesterolemik ve hipolipidemik etkiye sahip.

Fitik Asitin Anti-Kanser Etkisi
Hayvanlarla yapılan deneyler fitik asitin kanserojen maddelere karşı koruyucu özelliğinin olduğunu göstermiştir.Bu özelliği minerallere bağlanmasından kaynaklanabilir.

I
Diabet Hastalarına Faydaları

Nişastaya bağlanıp emilimini azaltarak kandaki glukoz seviyesini düşürdüğünden diabet hastaları için faydalıdır.

Diğer Etkileri

Fitik asit sindirim esnasında inositol(hayvan ve bitkilerin dokularında bulunan B grubu vitaminlerinden basit karbonhidrat) salgılatır.İnositol depresyonu azaltıcı etkiye sahiptir.Çalışmalar fitik asitin iltihaplanmayı azalttığını göstermiştir.

Fitosteroller

 

Beta-Sitosterol

Fitokimyasal: Beta-Sitosterol
Tanımı: Beto-Sitosterol bir bitki sterolü yani fitosteroldür.Yapısı kolestrole benzer.Kolesterolden yapısında bulunan fazladan bir etil grubuyla ayrılır.
Bulunduğu Yerler: Beta sitosterol kaynağı pek çok bitki vardır fakat en önemlileri buğday tohumunun embriyonkısmı,prinç,yer fıstığı,soya fasulyesi,kabak çekirdeği ve mısır yağıdır.
Beta-Sitosterolün etkisi: Beta-sitosterol kolestrolü düşürmek için ve prostat büyümesinde(BPH)kullanılır.

Lancet tarafından yapılan bir çalışma (BPH) hastası erkeklerin beta-sitosterol aldıktan sonra idrar sorunlarında belirgin azalma olduğunu kanıtlamıştır.

Öyle görünüyor ki Beta-sitosterol prostatdaki kolesterol seviyesini düşürüyor.

Yüksek miktarda Beta-sitosterolün düzenli kullanımı kandaki kolesterol seviyesi düşürebilir.

Beta-sitosterolün iltihap önleyici etkisi olduğu da düşünülmektedir.

Triterpenoidler

Ursolik Asit

Fitokimyasal: Ursolik Asit
Kaynakları: Ursolik asit elma,yaban mersini,kızılcık,mürver çiçeği,nane,lavanta,keklik otu,kekik,kuş burnunda bulunur.
Ursolik Asitin Etkisi: Ursolik asit anti-mikrobiyal,anti-tümör ve iltihap kurutucu özellikleri nedeniyle kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alır.Anti-bakteriyel ve anti-fungal(mantara karşı) özellikleri vardır.Yanık merhemlerinde de bulunur.

 

Ksantofiller

Astaksantin

Fitokimyasal: Astaksantin
Tanımı: Astaksantin kırmızı renkli bir karotenoiddir.
Kaynakları: Astaksantin mikroskobik bitkiler,haematococcus pluvialis adlı mikro algler tarafından üretilir.1 kg kurutulmuş alg 30 gr astaksantin içerir.

Bu mikro algler somon balığı,kerevit,ıstakoz ve yengeç gibi deniz canlıları tarafından yenir.Bu hayvanların kırmızı rengi tükettikleri alglerdeki astaksantin maddesinden kaynaklanır.

Etkisi:Astaksantin güçlü bir anti oksidandır.Serbest radikallerle savaşarak,lipidleri peroksidasyondan korur,LDL kolestrolün oksidatif zararını azaltır ve damar sertliğinden korur.

Dayanıklılığı artırır.Antikor üreten hücrelerin sayısını artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Astaksantin gözleri ve deriyi radyasyonun zararlarından korur.Farelerle yapılan çalışmalar retina hasarlarını azalttığını göstermiştir.

Yine fareler üzerinde yapılan deneyler anti kanser özelliğini kanıtlamıştır.Anti kanser etkisi beta-karotenden daha güçlüdür.

 

Beta-Kriptoksantin

Fitokimyasal: Beta-Kriptoksantin
Tanımı: Beta-Kriptoksantin karetonoidler grubundan bir ksantofildir.İnsan vücudunda,görme fonksiyonu,üretim faaliyeti ve doku sağlığı için çok önemli olan vitamin A ya(retinol) dönüşür.Bu yüzden pro vitamin A da denir.

Kaynakları:Bir çok sebze ve meyvede bulunur,en çok papaya,mango,şeftali,portakal,mandalina,dolmalık biber,mısır ve karpuzda bulunur.Yumurta ve tereyağı gibi sarı renkli hayvansal gıda ürünlerinde de bulunur.Etkisi:Beta-Kriptoksantin hücreyi ve DNA yı serbest radikallerden koruyan güçlü bir antioksidandır.

Akciğer ve kolon kanseri riskini azaltır.Bu hastalığa yakalanalarda Beta-Kriptoksantin seviyesinin düşük olduğu görülmüştür.

Araştırmacılar anti kanser etkisine,anti oksidan özelliği ve hücrelerin kansere yakalanmasını engelleyen RB genini uyarması sayesinde sahip olduğunu düşünüyor.

Diğer çalışmalar beta-kriptoksantinin eklem iltihabı riskini % 41 oranında azalltığını göstermiştir.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Menopoz Tedavisi

Sonraki Yazı:Sinekten Kurtulma Yolu

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Kategoriler
Son Yazılar
Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.
%d blogcu bunu beğendi: