balın faydaları

balın faydaları

Balın Faydaları;
Bal binlerce yıldır insanlar için hem çok lezzetli bir gıda maddesi hem de yüksek besin değeri ve şifasıyla koruyucu ve iyileştiricidir. Bal vitamin, mineral, enzim, protein ve karbonhidratlar açısından zengin içeriğiyle insan sağlığı için hayati derecede faydalar sağlar. Her sabah alınacak bir kaşık bal, insan bedeninin günlük ihtiyacını karşılayacak kadar besin değeri içerir.

Bal şifa veren diğer doğal ürünlerden çok farklı özelliklere sahiptir. Şifa veren diğer doğal ürünler ya lezzetli değildir. Ya da lezzetli ama şifası azdır. Genellikle şifası olanların yenmesi kolay değildir. Diğer taraftan çok lezzetli olan diğer doğal ürünler ise yüksek besin ve şifa sağlamazlar. Ama bal bunların hepsinden farklı olarak Dünya’nın en tatlı ve lezzetli besin maddesidir. Hem besindir hem de şifadır. Bal arıları binlerce şifalı bitki ve çiçeğin özünden harmanlayarak yaparlar balı. Yaparken hem binlerce çiçeğin şifasını katarlar hem de Allah’ın bahşettiği yollarla vücutlarından salgıladıkları özel enzimlere ile balı yoğururlar. Harika tadı harika bir kokusu ve mucizevi faydalarıyla insanoğlunun istifadesine sunarlar.

Tarih boyunca hekimlerin başlıca ilacı olan bal günümüz bilim adamlarının da gözdesidir. Bal üzerine binlerce bilimsel çalışma yapılmıştır. Yapılan bu bilimsel çalışmalar neticesinde balın yüzlerce faydası tespit edilmiştir. 7 den 70 e herkesin kullanması gereken bu mucizevi gıdanın anne karnındaki çocuğun gelişiminden tutun yaşlılığa bağlı hastalıklara kadar faydaları vardır. Çocuk gelişiminden tutun, metabolizmanın düzene sokmasına, sindirim sistemi rahatsızlıklarından kalp-damar rahatsızlıklarına kadar, tansiyon kolesterol, karaciğer yağlanması, hepatit, siroz, kanser gibi çok önemli hastalıkların hepsine faydalıdır.

Bal temel olarak lezzetli bir besleyicidir. İnsan bedeninin ihtiyaç duyduğu besini sağlar. Anti-bakteriyel ve antiseptik özelliğiyle vücuttaki bakteri ve mikropları öldürür. Düzenli kullanıldığı zaman bakteri ve mikrop oluşmasını engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnç geliştirir. Hastalık durumunda iyileşmeyi destekler ve hızlandırır. Düzenli kullanıldığı zaman hastalık oluşumunu engeller.

Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık bal tüketimi 3-4 kg’dır. Bal üretiminde Dünya’da 4. olan bal cenneti ülkemizde kişi başına düşen yıllık bal tüketimi yarım kg’dır. Toplum sağlığı için bal tüketiminin yaygınlaşması çok önemlidir. Özellikle küçük yaştan başlayarak bal tüketiminin yaygınlaştırılması gerekir. Çocuklara verilebilecek en güzel alışkanlık düzenli bal tüketimi olacaktır.
Bal ile ilgili yapılmış bilimsel çalışmaların neticesinde balın faydalı olduğu alanlar aşağıda madde madde incelenmiştir.

 Bal karasal iklime sahip gün içi ısı farkının olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı ağız, boğaz ve bronşlarda doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra baldaki fruktozun doku ve kasları gevşetici özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
 Bal besinlerin hızlı bir şekilde sindirilmesine neden olur. Sindirim sistemi enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde, onikiparmak bağırsağı ve mide ülserinde, karaciğer rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılır.
 Bal içerisinde birçok polifenol (doğal antioksidan) olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir.
 Balın içerisindeki demir vücuttaki zararlı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Bağırsaktaki bakteri florasını çoğaltarak bağışıklık sistemini güçlendiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır.
 Bal, dişeti iltihaplarında önemli tedavi edici etkilere sahiptir. Kan, kemik ve diş dokusunun oluşumu ve korunmasında etkilidir. Ayrıca baldaki mineraller sayesinde; kansız kişiler, büyüme ve gelişme çağındaki gençler ve her yaştaki insan için çok değerli bir beslenme maddesidir.
 Balın içerdiği magnezyum damarlardaki kanın pıhtılaşmasını önler ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur.
 Baldaki potasyum bağırsak adalelerinin faaliyet kabiliyetini artırır. Sindirim sistemini destekler. Balda ayrıca vücudun az miktarda üretebildiği chocin maddesi vardır. Bu madde karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve yağ bağlamasını önler.
 Balın nem çekici ve nemlendirici özelliği sayesinde kozmetik sanayide, açık yaralarda, yatak yaralarında, ülserde, yanıklarda, doğrudan sürülen ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bal enfeksiyonları önler, doku oluşumunu hızlandırır, yara ve yanık izlerini kapatır. Yapılan bir deneyde; “eşit miktarlardaki bal, çavdar unu ve zeytinyağı karışımından hazırlanan krem hayvanlarda görülen kangren hastalığında günde üç kere kullanılarak hastalığın tedavi ettiği gözlemlenmiştir” . (Huston 1944)
 Ortaçağda yara ve yanıkların bal ile tedavi edilmesi, kulak iltihabında, difteri vakalarında, çocukların ağız ve boğazlarına içten balın sürülmesi şeklinde kullanılırdı. Bazı Afrika ülkelerinde halen öksürüğün kesilmesi için bal kullanılmaktadır.
 İnsan vücuduna etki eden birçok mikroorganizma balda yaşamını sürdürememektedir. Bal temas ettiği mikroorganizmaları öldürdüğü gibi içinde de barındırmamaktadır. Eski çağdaki Mısır piramitlerinde bulunan Postumda MÖ 6. asra ait çömlekler içerisindeki ballar bulunmuştur. Bulunan bu balların kristalize olarak günümüze kadar vasıflarını hiç kaybetmediği görülmüştür. Bu olay balda mikroorganizmaların yaşayamadığının tarihi bir kanıtıdır.
Tıbbi literatürde İngiliz ve Amerikan hastanelerinde birinci sinif mikrop öldürücü olarak bal kullanıldğını, Almanya’da yara ve soğuk algınlığından kaynaklanan hastalıklarda kullanıldığını görmekteyiz. Ayrıca Alman Dr.Zaisis’in mikrop öldürücü olarak balı tentürdiyota tercih ettiğini belirtmesi de ilginçtir.
 Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesinde kullanımı Dünya Sağlık Forumu (WHO)’na 1981 yılında önerilmiş ve apse, çıban, göz yangıları, ishal, kabız, üriner sistem, enfeksiyonları, dizanteri, deri ve ağız içi enfeksiyonlarında antimikrobiyal etkisinin olduğu rapor edilmiştir.
 Bee Word 1992’de yayınladığı dergisinin balın antimikrobiyal aktivitesi ile ilgili orijinal makalesinde; Kur’an-ı Kerim’deki Nahl Suresi 68-69.Ayetler verilmiş olup; “Bu mükemmel gıda Allah(c.c.)’ın insanlara verdiği en güzel şifa kaynağıdır.” şeklinde belirtilmiştir.
 Suud Üniversitesinde 1991 yılında yapılan bir araştırmada balın gastrid ve onikiparmak bağırsağı ülserine sahip hastaları alternatif bir tedavi olarak balın tek başına iyileştirdiği ortaya çıkmıştır.

Yukarıda sayılan bu faydaların alınabilmesi için tüketilen balın saf ve kaliteli olması gerekir.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Acı Çehre Bitkisi

Sonraki Yazı:Bu Ürünleri Sakın Kullanmayın

BENZER YAZILAR
YORUMLAR

Bu yazıya 1 yorum yapılmış.

  1. Yazar

    Gerçek bal tabii

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.