Buradasınız: / Vitaminler / B Vitamini
link

B Vitamini

B1 VİTAMİNİ:

B1 Vitamini (diğer adıyla tiamin), protein sentezi, beyin ve sinir sistemindeki pek çok hayati fonksiyonun yürütülmesi gibi konularda görev alan önemli bir vitamindir.

B1 Vitamininin Yararları;

Vücudun proteinleri kullanabilmesini, karbonhidratlardan enerji üretimini sağlamasıdır. Ayrıca, Beyin fonksiyonları ve sindirim sistemi için gereklidir. B1 Vitamini kan hücrelerinin ve sağlıklı bir dolaşım sistemin oluşumuna yardımcı olur. Kalp ve sindirim sistemi kaslarının korunmasında rol alır.

B1 vitamini hangi besinlerde bulunur?

B 1 vitamini açısından zengin besinleri saymak gerekirse; buğday, baklagiller (bamya, fasulye…), ıspanak, Brüksel lahanası, pancar, badem, ceviz, fındık, yulaf, mısır gibi sebzelerde ve karaciğer, böbrek gibi birçok besinde bol miktarda bulunur.
B1 vitamini eksikliği’ nde depresyon, huzursuzluk, kas güçsüzlüğü, konsantrasyon güçlüğü, bellek zayıflığı, çabuk kızma, ayaklarda karıncalanma, çarpıntı, kabızlık gibi belirtiler görülebilir.
Tiyamin eksikliği zamanla kalp kaslarının zayıflamasına ve dolaşım sistemi bozuklularına, ayrıca sindirim sisteminde sorunlara ve Beriberi hastalığına neden olabilmektedir.

Günlük B1 Vitamini İhtiyacı: 1-1,5 mg.

B2 VİTAMİNİ :

B2 Vitamini (diğer adıyla Riboflavin), besinlerden enerji üretimi ve sinir sistemi ve solunum sisteminin düzenli çalışması gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir.

B2 Vitamininin Yararları ve Görevleri:

Vücuttaki asit oranını düzenler. Karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji üretimi için gereklidir. Sinir sistemini düzene sokar. Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Cilt sağlığı, saç, tırnak ve gözler için önemlidir.

B2 Vitamini İçeren Besinler:

Hayvansal besinlerde, süt ve süt ürünlerinde, buğday başağında, yeşil sebzelerde, havuçta, enginarda, fındıkta, yerfıstığında ve mercimek gibi bitkisel besinlerde bol miktarda B2 vitamini bulunur.
B2 vitamini eksikliği‘nde protein oluşması azalır ve deride yaralar, sinirsel bozukluklar ve göz bozuklukları (Gözlerde yanma ve bulanıklık, parlak ışıklara karşı hassasiyet, katarakt) ortaya çıkar. Özellikle, yetersiz kalorili diyet alanlar, beslenme bozukluğu olanlar veya kalori ihtiyacı artmış kişilerin, gebe veya emziren kadınların B2 Vitaminini yeterince almaya özen göstermeleri gerekir.
B2 Vitamini Fazlalığı: B2 vitamini fazla alındığında fazlası idrar ile dışarı atılır. Buda idrar renginde koyulaşmaya neden olur. Bulantı ve kusma yapabilir.

Günlük B2 Vitamini İhtiyacı: 1,7 mg.

B3 VİTAMİNİ: NİASİN

Niasin, Niasinamid veya Nikotin Amid olarak da adlandırılan B3 vitamini; protein, yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli olan bir vitamindir.

Yararları: 3 vitamini kan dolaşımını düzenler, sağlıklı bir deri sağlar ve santral sinir sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Beyin ve hafızanın ileri fonksiyonlarının denetlemesinden dolayı şizofreni ve diğer zihinsel hastalıklarda tedavi edici rol oynar.
Son olarak yeterli B3 düzeyinin insülin ile östrojen, progesteron ve testesteron gibi cinsiyet hormonlarının sentezi için hayati rol oynadığı gösterilmiştir. Son zamanlarda kan kolesterolünü ve trigliseritini yan etki olmadan emniyetle düşürebildiği için doktorlar tarafından bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak B3 vitamininin kullanımında doz ayarlaması mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır.

Hangi besinlerde bulunur?

B3 vitamini içeren doğal yiyecekler sığır eti, brokoli, karnabahar, havuç, peynir, mısır unu, yumurta, balık, süt, patates ve domatestir. Ette bol miktarda vardır. Vücut, süt ve yumurtadaki proteinlerden de niasin üretebilir.

Eksikliği nelere yol açar?

B3 vitamini eksikliğinde “pellegra” adı verilen ve sinir sisteminde fonksiyon bozukluğu, mide bağırsak sistemi bozukluğu, ishal, zihin bulanıklığı, depresyon ve ağır dermatit ve çeşitli cilt lezyonlarına neden olan bir hastalık oluşur.

B4 VİTAMİNİ :

Adenin, toplam iki tane olan pürin bazlarından biridir. DNA ve RNA nükleik asitlerinin nükleotidlerinde bulunur. Adenin, DNA’da timine, RNA’da ise urasile hidrojen bağlarıyla bağlanarak içinde bulunduğu nükleik asidin yapısını sabitleştirir.

Adenin, riboz’a bağlandığında bir nükleosit olan adenozin’i, deoksiriboz’a bağlandığında deoksiadenozin’i oluşturur. Adenozine üç fosfat grubu bağlanınca adenozin trifosfat (ATP) oluşur. ATP, hücre metabolizmasında tepkimeler arasında enerji taşınmasını sağlayan temel yöntemlerden biri olarak kullanılır.

Geçmişte adenin, literatürde bazen vitamin B4 olarak adlandırılmaktaydı, ancak artık gerçek bir vitamin olarak düşünülmemektedir.

B5 VİTAMİNİ :

B5 VİTAMİNİ: Pantotenik Asit
Pantotenik Asit olarak da adlandırılan B5 vitamini hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden Yunanca “heryer” anlamına gelen “pantos” sözcüğünden kökenini almıştır Vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir

Yararları:

Depresyonla savaşmakta olan faydasının yanı sıra mide bağırsak sisteminin normal çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve antikorların üretimi için gereklidir
Normal büyüme ve gelişmeyi destekler Yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesine yardım eder Birçok vücut materyalinin sentezine yardımcı olur Böbrek üstü bezinin fonksiyonunu destekler, enerji metabolizmasında gereklidir Çeşitli böbrek üstü bezi hormonları, steroidler ve kortizonun oluşumunda hayati rol oynadığı için antistres vitamini olarak da tanımlanır Ayrıca şunlara iyi gelir: yara iyileşmesi, stress, depresyon, alerji, alkolizm, karaciğer sirozu, kabızlık, yorgunluk, mide ülserleri, osteoartrit, romatoid artrit vs…

Hangi besinlerde bulunur?

Dana eti, karaciğer, balık, tavuk, yumurta, peynir, fasulye, tüm tahıllar, hububatlar, karnabahar, bezelye, avakado, patates, mısır, kuru yemişler de bolca bulunur

Eksikliği nelere yol açar?

Doğrudan B5 vitamini eksikliğine bağlı insanlarda oluşan hiçbir hastalık belirtilmemiştir. Bunun sebebi her türlü besinde bolca bulunmasıdır Ancak B5 vitamini eksikliğine bağlı bazı belirtilerin oluşabileceği kanıtlanmasa da varsayılmaktadır Bunlardan bazıları şunlardır: sinir harabiyetleri, solunum problemleri, cilt problemleri, artrit, alerji, doğumsal bozukluklar, zihinsel yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozukluğu, kas spazmları, kramplar.

B6 VİTAMİNİ:

B6 Vitamini (diğer adıyla Piridoksin), beyin fonksiyonları, hormon dengesi gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir.

B6 Vitamininin başlıca yararları:

Beyin fonksiyonları, protein sindirimi ve hormonların üretimi için gereklidir. Cinsel hormonları dengeler. Depresyona ve Alerjik reaksiyonları karşı etkilidir.
Hayvansal ve bitkisel besinlerde düşük miktarda bulunur. Baklagillerde, karaciğerde, ıspanakta, pancar, badem, ceviz, fındıkta bulunur.

B6 vitamini eksikliği son derece nadirdir. Eksikliğinde deri ve sindirim sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar. Kas güçsüzlüğü ve kaslarda hassasiyet, konsantrasyon güçlüğü, çabuk kızma, bellek zayıflığı, ayaklarda karıncalanma, çarpıntı, kabızlık, mide ağrıları görülür.

Vitamin B6 zehirlenme yapabilen ender vitaminlerdendir. Günlük 500 mg a kadar güvenli olabilir ancak günlük 2 gr lık dozla sinir sisteminde geriye dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkabilmektedir.

Günlük Vitamin İhtiyacı: 2 mg.

B7 VİTAMİNİ:

B7 VİTAMİNİ (Biotin veya Vitamin H)

Biotin, bir çok metabolizma olayında görev alan ve suda eriyen bir vitamindir. DNA’nın çoğalmasında biotin’in önemli rolü vardır. Biotin 4 önemli enzimin yapısına girer ki bu enzimlere karboksilaz enzimleri denir. Bu enzimler mitokondriumda bulunur ve heme ve demir metabolizmasında etkilidir. Bu enzimlerden en önemlileri asetik koA karboksilaz (ACC), piruvat karboksilaz (PC), propionil coA karboksilaz (PCC) ve beta-metilkrotonil coA karboksilaz (MCC)dır. Biotin bu enzimlerin yüzeyinde CO2 taşıyıcısı olarak önemli rol alır. Bu biyotine bağlı karboksilaz enzimleri doğuştan eksik olursa bebekte doğumdan sonra ve bir yaş içinde oluşan şiddetli nörolojik hastalık oluşur.

Çiğ yumurtada bulunan avidin isimli bir protein biotin’in emilimini bozar. Uzun süre çiğ yumurta içenlerde biotin eksikliği olur. Bu nedenle yumurta çiğ olarak içilmemelidir.
Biotin proteinler, folik asit, pantotenik asit ve B12 vitaminin kullanımını kolaylaştırır, tırnak ve saçları güçlendirir, kolesterol ve kan şekerinin normale dönmesine katkıda bulunur.
Günlük ihtiyaç 35-60 mikrogramdır. Normal serum konsantrasyonu 1500 pmol/L dir.

Biotin Eksikliği:

İnsanlarda biotin eksikliği nadir görülür. Eksikliğinde saçlarda dökülme, seboreik dermatit, alopecia, cilt bozuklukları, depresyon, halsizlik, halusinasyon (hayal görme) ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanma olabilir. Biotin eksikliğinde demir metabolizmasında bozulma olduğu hücredeki mitokondriumda biyotine bağlı karboksilaz enzimlerinin çalışmadığı saptanmıştır.

Hangi Gıdalarda Biotin Vardır:

Bira mayası, tam buğday, yumurta sarısı, karaciğer, tavuk, kuzu eti, tam buğday ekmek, balık, süt ve peynirde biotin vardır. Biotin, bakteriler tarafından bağırsaklarda da üretilir.

B-8 VİTAMİNİ ( BİYOTİN ):

Isıya duyarlı bir vitamindir. B-8 vitamini olarak da adlandırılır. İnce bağırsaklarda yapılabilen bir vitamindir.
Biyotin`in Görevleri

• Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında görev alır.
• Sağlıklı cilt, saç ve sinir sistemi için gereklidir.

Biyotin Kaynakları

Bütün besinlerde bulunur. En zengin kaynakları: sakatatlar, et, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, karnabahar, marul, domates, karpus, kuru baklagiller ve kuru yemişlerdir.

Biyotin İhtiyacı:

Günlük vitamin ihtiyacı 60 mcg kadardır. Uzun süre antibiyotik kullananlarda ve bağırsakların bir bölümü alınanlarda ihtiyar artar.

Biyotin Yetersizlik Belirtileri:

Bütün besinlerde yaygın olarak bulunduğundan yetersizlik belirtilerine pek rastlanmamaktadır. Yumurta akında bulunan avidin adlı bir protein, yumurta akı çiğ yendiğinde, vücutta Biyotin ile bileşik oluşturur ve emilimini engeller. Bunun için yumurta akı çiğ yenmemelidir. Yumurta piştiğinde avidinin etkisi ortadan kalkmaktadır. Çok nadir de olsa yetersizliğinde kuru cilt ve ciltte ilgili çeşitli sorunlar, sağlıksız saçlar, saçların dökülmesi, erken beyazlama gibi belirtiler görülmetekdir.

B9 VİTAMİNİ (Folik Asit) :

Folik Asit ve vitamin BC gibi isimlerle de bilinen B9 vitamini, B12 vitaminine benzer etki alanları olan THFA adlı enzimin ön maddesidir. Amino asit, protein ve sinir sistemi iletisinde kullanılan bazı iletken maddelerin yapımında rol alır.

Karaciğerde bir miktar depolanabilmekte olan B9 vitamini ayrıca barsak bakterileri tarafından da üretilebilmektedir. Oldukça dayanıksız olduğundan ışık, ısı gibi etkenlerle, bekleme ve pişirilme esnasında tahrip olur.

B9 Vitamininin Vücuttaki Fonksiyonları :

Vücuttaki tüm biyolojik olaylarda yer alan folik asit, kalp ve damar hastalıkları riskini, pek çok tümör oluşumunu önlediği gibi kan hücrelerinin yapımı, çoğalması ve bağışıklık sisteminde antikorların oluşması için de gereklidir.
Amino asit, protein ve sinir sistemi iletisinde kullanılan bazı iletken maddelerin yapımında rol alır. DNA ve RNA sentezinde görev alan B9 vitamini, hücre bölünmesi için gereklidir.
Büyümeyi sağladığı gibi anne karnındaki bebeğin sinir sisteminin gelişimi için de oldukça önemlidir.

B9 Vitamini Eksikliği :

Eksiklik belirtileri B12 vitamini eksikliğine oldukça benzer. Bu belirtiler başta yetersiz beslenme, sindirim sisteminden emilimin ameliyat veya hastalık nedeniyle bozulması, sık alkol tüketimi, ilaç kullanımı, stres ve hamilelik gibi durumlarda ortaya çıkar.
Bu durumda iştahsızlık, kilo kaybı, dilde şişme ve kızarma, ishal, unutkanlık, huzursuzluk, paranoya durumu, enfeksiyonlara yatkınlık ve kalp çarpıntısı gibi çeşitli belirtiler görülebilir.
Hamilelikte bebek, annenin karaciğerdeki depolarını kısa sürede boşaltır. Bu duruma bağlı olarak B9 vitamini eksikliğiyle ortaya çıkan riskler erken doğum, düşük ağırlıklı bebek ile bebekte spina bifida gibi beyin-omurilik anomalisidir.

B9 Vitamininin Fazla Alınması :

Günde 0.4 mg’ dan fazla B9 vitamininin alınması deride kızarma, kabarma, kaşıntı ve alerjik bronş spazmlarına yol açabilir. Vücuttan idrarla atılır.

B9 Vitamininin Özellikle Kullanılması Gereken Durumlar :

Hamilelerin, süt veren annelerin, menopoz dönemindeki kadınların, doğum kontrol hapı kullananların, dengesiz beslenenlerin ve sigara içenlerin B9 vitamini ihtiyacı daha fazladır.

B10 VİTAMİNİ :

PABA vitamini olarak adlandırılan B10 vitamini, su da çözülebilen ve bedende sentezlenebilen, B9 oluşumuna yardımcı olan son derece faydalı ve sağlık için gerekli bir vitamin çeşididir.

B10 vitamini hangi besinlerde bulunur?

B10 vitamini almak isterseniz, bol bol fındık, fıstık, yumurta sarısı, haşlanmış patates, bire mayası ve süt ürünleri tüketmelisiniz

B10 vitamininin faydaları nelerdir?

B10 vitaminini bol bol tüketen kişilerin çok geç yaşlandıkları görülmektedir. Özellikle kadınlardaki yüz bölgesindeki kırışıklıkların B10 vitamini tüketenlerde neredeyse hiç olmadığı görülmüştür.

Güneşin zararlı ışınlarına karşı cildiniz üzerine koruyucu kalkan görevi gören B10 vitamini, cilt kanserlerine karşı sizi korur.

Canlı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bol bol B10 vitamini içeren besinler tüketmelisiniz. Zira B10 vitamini saç köklerinizi kuvvetlendirir, hızlı saç uzatmanıza fayda sağlar, parlak ve canlı saçlara kavuşmanıza yardım eder.

Derinizi kuvvetlendirir ve parlak ve canlı bir cilt derisine sahip olmanızı sağlar

B10 vitamini eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Gün içinde almanız gereken vücudunuzun ihtiyacı olan B10 vitaminini alamaz iseniz, egzama hastalığı, mide bulantısı yaşayabilirsiniz.

B 11 VİTAMİNİ:

B11 VİTAMİNİ – FOLİK ASİT

Folik Asit ve vitamin BC gibi isimleri varsa da folik asit olarak bilinir. Vücuda girdikten sonra kimyasal yapısı değişir ve karaciğerde bir miktar depolanabilir. Depo edilen miktar 6 – 9 ay kadar eksiklik belirtilerinin çıkmasını engeller. Folik asitin içersinde barındırdığı moleküllerden PABA ve Glutamik Asit ayrı bir vitamin gibi etki gösterir, sanki vitamin içersinde vitamin gibidir. Barsak bakterileri tarafından da üretilmektedir. Dayanıksızdır, ışık, ısı, bekleme ve pişirilme esnasında tahrip olur.

Folik Asitin Etkileri

Oldukça önemli görevleri vardır. Bazı işlevler için bulunması şarttır.
B-12 Vitaminine benzer etki alanları olan THFA adlı enzimin ön maddesidir.
Amino asit, protein ve sinir sistemi iletisinde kullanılan bazı iletken maddelerin yapımında rol alır.
Hücre için şart olan DNA ve RNA sentezinde görev alır.
Hücre bölünmesi için gereklidir. Bu etkisi ile büyümeyi de sağlar.
Akyuvar denilen kan hücrelerinin yapımında bulunur.
Anne karnındaki bebeğin sinir sisteminin gelişimi için gereklidir.

Folik Asit Eksikliği:

Eksikliği pek de nadir değildir. Belirtiler B-12 Vitamini eksikliğine oldukça benzer. Eksikliğin temelinde yatan sebepler başta taze sebze, meyveden yoksun yetersiz beslenme, sindirim sisteminden emilimin ameliyat, hastalık nedeniyle bozulması, alkol, ilaç kullanımı gibi metabolik sorunlar, stres, hastalık, gebelik gibi aşırı tüketim olmasıdır.

Bunların sonucunda ;

Gebelik döneminde olursa ciddi sorunlara yol açar. Normale oranla gebelerde gereksinim iki katına çıkar. Bebek annenin karaciğerdeki depolarını kısa sürede boşaltır. Ortaya çıkmaya başlayan belirtiler de hamilelik ile ilgili durumlara bağlanır. Sonuçta gebelik toksemisi, erken doğum, düşük ağırlıklı bebek ile bebekte spina bifida gibi beyin – omurilik anomali ve hasarları oluşabilir.

Megalablastik anemi denilen bir tür kansızlık hastalığı meydana gelir. Sık görülen demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Folik asite bağlı olan genellikle demir vermek ile kansızlığın düzelmemesiyle anlaşılır.

İştahsızlık, kilo kaybı, dilde şişme ve kızarma, bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sorunları ortaya çıkar.

Huzursuzluk, baş ağrısı, bitkinlik, unutkanlık gibi hafif belirtilerden sinirlilik, hırçınlık, düşmanca tavırlar, paranoya durumuna kadar uzanan ağır sinirsel sorunlar oluşabilir.

Enfeksiyonlara yatkınlık,

Çarpıntı gibi bazı kalp sorunları oluşabilir.

Folik Asit Fazlalığı:

Besinlerle fazlalığına yol açılmasa da vitamin ilacı şeklinde 2000 mikrogramın üstüne çıkıldığında sorunlar oluşur. Gebelerde bebeğe zarar verebilir. Diğer kişilerde uykusuzluk, huzursuzluk, sindirim şikayetleri, ciltte döküntü ve kaşıntı yapar.

Folik Asit Gereksinimi:

Besinlerde değişik kimyasal bileşikler halinde bulunur ve bunlar vücutta değişime uğrar. Burada yazılan miktarlar vitamin olarak değerleri kapsamaktadır. Amerika’da yapılan araştırmalar halkın beslenme ile günde ortalama 220 mikro gram Folik Asit aldığını göstermiştir.

B12 VİTAMİNİ :

Yararları:

Suda eriyen B12 özellikle sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir. Folik asit ile birlikte doğum defektlerini önlemekte önemli rol oynar. Yine folik asit ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını önleyici rol oynamaktadır.

Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü olabileceği düşünülmektedir. Normal büyüme gelişmede olumlu rol oynar. Sinir hasarlarında tedavi edici rol oynar. Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır. Mide bağırsak sisteminin bir kısmı cerrahi olarak çıkartılmış hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Vejeteryanlarda ve birtakım emilim bozukluğu olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini güçlendirir. DNA molekülünü sentezler ve kırmızı kan hücrelerini üretirler.

Hangi besinlerde bulunur?

B12 vitamini folik asit ile birlikte alınmalıdır. Karaciğerde, sütte, yumurta akında, peynirde, balıkta, ette ve karideste bol miktarda, bitkilerde ise son derece az miktarda bulunur. Dana eti, dana karaciğeri, böbrek, midye, dil balığı, ringa balığı, uskumru, sardalya B12 vitamini içeren yiyeceklerdir. Sebzelerde ise B12 vitamini bulunmaz.

Eksikliği nelere yol açar?

B12 vitamin eksikliklerinde zihinsel ve sinirsel fonkisyonlar bozulabilir ve kulak çınlaması, hissizlik gibi belirtileri görülür. Yaşlı insanlarda depresyonun en önemli nedenidir. Yaşlandıkça B12 vitamininin emilimi için gerekli olan mide asitimiz giderek düşer. Besinlerin emilim yeteneğini kaybeden yaşlı insanlarda, B12 gereksinimi giderek artar. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki insanların B12 vitaminini harici alınması önerilir. Diğer suda eriyen vitaminlerden farklı olarak vücut dokularında depolanabilir. Bu yüzden eksiklik belirtilerinin ortaya çıkması yıllar alabilir. Ağır vitamin B12 eksikliğinde ise sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Yaş ilerledikçe vitamin B12 eksikliğinin görülme sıklığı artmaktadır. Araştırmalar 65 yaşın üstündeki kişilerin yaklaşık % 40’ında vitamin B12 eksikliği olduğunu göstermektedir. Bu yaşlarda görülen bazı zihinsel bozukluklar ve depresyonun bu nedenle oluşabileceği düşünülmektedir. Alzheimer hastalığına benzer belirtiler verebilir ve eksiklik uzun yıllar sürerse zihinsel bozulma geriye dönüşümsüz hale gelebilir. B12 vitamini eksikliğinin, iyileşmesi mümkün olmayan sinir tahribatlarına neden olması dolayısıyla, hayvansal ürünlerin hiçbirini yemeyen vejeteryanların, mutlaka ayrıca B12 vitamini alması gerekir. Hafif derecede B12 eksikliği çok sık görülür. Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun kalkma gibi belirtiler HIV pozitif kişilerin yüzde 35 inde vitamin B12 eksikliği olduğu bulunmuştur. Yararı tam olarak kanıtlanamasa da AİDS tedavisinde vitamin B12 eklenmektedir.

Yazar
Yazar
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:A Vitamini

Sonraki Yazı:C Vitamini

BENZER YAZILAR
YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Ecce Web Tasarım Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus Bu tema Ecce Web Tasarım tarafindan düzenlenmistir. Hiçbir sekilde kopyalanamaz.